Metin Köseer yazdı...

Metin Köseer yazdı...
1.09.2020 - 08:55

MART ayından bu yana dünyayı kasıp kavuran virüs hastalığı bazı vatandaşlar tarafından ciddiye alınmıyor.

Yetkililer ne yapacaklarını şaşırdılar. Yaptıkları tüm uyarılar yetmiyor, anlattıkları yetmiyor, koydukları yasaklar yetmiyor, maske takın, yakın temas yapmayın dedikçe vatandaşlarımız Tİ’ye almıyorlar.

Düğün törenleri, asker eğlenceleri, cafeler, lokantalar, eğlence yerleri, yaylalar, denizler, ormanlar, göl kenarları, alışveriş mağazaları ağzına kadar insanlarla dolup taşıyor.

Kimileri maske takıyor, kimileri takmıyor. Kimileri maskelerini koluna bilezik olarak takıyor. Kimileri maskelerini çene altı yapıyor. Kısacası herkes istediği gibi davranıyor.

Şimdi yetkililer anlatsa ne olacak? Uyarsalar ne olacak? Söyleseler ne olacak? Her şey o anlık yapılıyor. Biraz sonra aynı tas aynı hamam bildiğimizi yapmaya devam ediyoruz.

Kimlere ne anlatacaksınız.

Virüs için 2. dalga gelecek dediler. Ne oldu? Yine biz bildiğimizi okuyoruz. Hatta öyle iddialı sözler sarf ediyoruz ki işin ciddiyetini hala anlamıyoruz.

Bu okul tatilleri yine uzatılır diyebilecek kadar kararı kendimiz verebiliyoruz. Hatta bazen işi öyle abartıyoruz ki, bu çocukların hali ne olacak? Hala şu okullar açılmadı diyebilecek kadar konuşuyoruz.

Yahu şu kuralları önce kendiniz uygulasanız da bu hastalık bir an önce gitse olmaz mı?

Ne yapalım yani… Dünya uğraşıyor, dünya mücadele veriyor ama biz vermiyoruz öyle mi?   

Peki bu yetkililer kimi ya da kimleri uyarmaya çalışıyor? Her gün gazete ve televizyonlar da radyolarda ne diyorlar? Yapmayın, etmeyin, gitmeyin, dikkat edin, maske takın, kalabalıklara girmeyin, yakın temasta bulunmayın, ellerinizi devamlı yıkayın, dezenfekte kullanın, her yeri ellemeyin diye devamlı uyarılarda bulunmuyorlar mı? Hoparlörlerden her gün anonslar yapılmıyor mu?

Ne oldu biliyor musunuz? Bu millet her gün aynı şeyleri duymaktan, okumaktan bıktı. Yani artık Tİ’ye almıyorlar.

Böyle olduğu müddetçe hastalıklar da geçmez, hastalıklar da bitmez, insanlar da böyle yarı baygın yarı tereddüt içinde, yarı korku içinde yaşayıp giderler. Acaba bana da bulaşır mı diye kafasından bu hastalığı atamaz.

Dünyada kendinden emin tek toplum Türkiye desem yalan değildir. Biz o kadar çok bilmiş bir toplumuz ki arkası bitmiyor.

Ne zaman ki başımıza bir olay gelse o zaman dank ediyoruz. Öbür türlü hiçbir şeyi ciddiye almıyoruz. Yaşamamızdan ödün vermiyoruz.

Ne olması gerekecek?

Yasak koymamız lazım. Evet, yasak koyacağız ki biz bu işi idrak edelim. Her şeyi yasaklarsak kısa zamanda bu hastalığı hafifletiriz.

Bana bir şey olmaz demeyin. Aile bireylerinizden birine bir şey olursa ne olacak? Siz hayat hep böyle devam edecek mi zannediyorsunuz?

Yahu sizin hayatınızı kısıtlayan yok. Sadece şu hastalığı yenmemiz gerekiyor. Bu hastalık bitsin herkes yine istediğini yapsın.

Şu anda olağanüstü bir durum var diyoruz. Ateşlenme, öksürük, istifra, nefes darlığı, ağrı gibi şikâyetlerinizde acilen doktora çıkınız.

Belki hastasınız, belki de yanınızdaki kişiler de hastalığa yakalanacak, belki de başkalarının da başını yakacaksınız. Hastalığınızı gizli tutmanın bir manası yok. Bu hastalık olağanüstü bir durum, vatan, milliyetçilik duygusudur. Kesinlikle bana ne demeyin, egoist davranmayın. Bu dava hepimizin davasıdır.

Gelecek olan nesilleri düşünmemiz gerekiyor. Çocuklarımıza kötü bir miras bırakmayın. Yetkililerin açıklamalarını ciddiye alın. Dişimizi biraz sıksak ne olur.

Lütfen kalabalık yerlere fazla girmeyin. Maskesiz dolaşmayın, ellerinizi devamlı yıkayın, dezenfekte etmeyi, kolonya dökmeyi ihmal etmeyin. Şu anda görünmeyen bir düşmanla mücadele veriyoruz.

Bakalım kime ne anlatıyoruz göreceğiz.

Esenkalın…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 20.01.2022

E-Gazete Arşivi

Resmi İlanlar