Metin Köseer

Metin Köseer
17.11.2020 - 09:28

TÜRKİYE’DE yaşamak yürek ister. Türkiye’de kanunlar ve yasalar çok farklıdır. Bir o kadar da ilginçtir.

Sabah zam ile uyanırsınız. Akşam olduğu zaman uyuyamazsınız. Acaba yarın sabah yine zam gelecek mi diye uykunuz kaçar.

Dikkat ederseniz akaryakıta zamlar hep gece 00.00’dan sonra başlar. Akaryakıt bir yükseliyor bir düşürülüyor. 17 kuruş  zam geliyor 1 hafta sonra 13 kuruş düşürülüyor. Arada kaynayan 4 kuruş farkı kimse anlamıyor.  Anladığımız tek şey akaryakıt düştü diye seviniyoruz.

Sadece bir örnek verdim. Arkadaşlar 1 yıl içinde elektriğe, doğalgaza 3 kere zam gelir mi? Bizim Türkiye’de geliyor. Daha suya cep telefonlarına gelen zamları yazmıyorum. Daha kuru gıdalara gelen zamları söylemiyorum. Yaş sebze ve meyvelere gelen zamlardan bahsetmiyorum. Yağlara gelen zamları hatırlatmak bile istemiyorum.

Yahu balık fiyatları bile her gün oynuyor. Hava bozuksa zam hava iyi ise zam yok. Bu kararı esnaflar kendileri veriyor.

Yahu bizim sahibimiz yok mu? Bu piyasa niye bu kadar serbest? Bu zamları kim yapıyor? Neye dayanarak yapıyor? Denetim veya kontrol yok mu?

Masa başında oturan 5 bin lira alırken, kalas taşıyan, yerin altında çalışan, fabrikalarda , özel sektörlerde asgari ücretle 2200 liraya çalışanlar neden bir tutulmuyor?

Memur memurla, polis polisle, öğretmenle öğretmen evlenip evine ayda 10 bin lira giriyorsa, asgari ücretli ne yapsın? O kiminle evlensin? Onun evine ayda kaç lira girsin?

Hadi bir de emekliler var, peki emekliler ne yapsın? Azıcık maaşları ile nasıl geçinsinler? Emekli emekli ile evlenir mi? Tövbe evlenmez.

Ortada bir adaletsizlik var. Ortada bir haksızlık var. Bir yıl içinde 3 kere gelen zamlar bizim anamızı ağlatırken aha da yılbaşı geliyor bir zam daha gelir.

İyi de maaşlara 1 yıl içinde 3 kere zam gelmiyor. Enflasyon çok iyi emekliye yüzde 4 zam hadi güle güle… Memura yüzde 7 zam karıkoca beraber yüzde 14 olur hadi hayırlı olsun diyoruz.

Hadi hadi iyisiniz yine bakın sizlere sonsuz kredi veriyoruz. Gidin bankalara kredi çekin rahat edin. Asgari ücretli ve emekliler kadar kredi çeken yok. Memurların yüzde 90’ı kredi çekmez çünkü ihtiyacı yok.

Yıllar öncesine gidersek memura kimse kız vermezdi. Çünkü memur maaşları azdı. Şimdi millet memura kız vermek için yarışıyor. Bırakın memur olabilmek için canla başla mücadele veriyorlar.

İşçiler mi? Onlara kimse kız vermiyor. Çünkü onların işi bozuk. Asgari ücretle nasıl geçinecek? Bir de işten çıkarırlarsa ne olacak? Ama memurları çıkaramazsınız.

Bu arada pandemi hastalığından dolayı esnafların işi tamamen bozuldu. Çekilen kredilerin ödeme zamanı geldi. Bildiğim kadarı ile bir çok esnaf kepenk kapatmaya hazırlanıyor.

Kredi borcu kredi çekerek ödenmez. Böylece sonuç hüsranla bitiyor.  Bir de mülk sahiplerinin acımasızca kiralara zam yapması esnafı tamamen bitiriyor. Bunlara dur diyen yok mu? Bu odalar nerede? Bu odalar ne iş yapar? Bu odalar esnaflarına niye sahip çıkmazlar? Hep aidat peşinde koşmakla bu işler olmaz.

Şu anda herkes fırsatçılık yapıyor. Mal sahipleri yılbaşını iple çekiyorlar. Ellerini açıp açıp ovuşturuyorlar. Gelsin zamlar diyerek ağızlarının suyu akıyor.

Bir insan almaya alıştığı zaman o kişiyi durduramazsınız. Siz ne yaparsanız yapınız, ne ederseniz ediniz o zammı yiyeceksiniz. Adam boşalt o zaman diyor. Nasıl olsa arkası bitmeyen kiracı meraklıları ile doluyor.

Düzce’de hayat durdu arkadaşlar… Akşam saat 20.00’den sonra sokaklarda kimseler kalmıyor. Hatta esnaflar bile işyerlerini kapatıp gidiyorlar.

Birkaç sene önce Antalya’ya giderken Afyon’a uğradım. Akşam saat 19.00 falandı. Şöyle bir gezeyim ve alışveriş yapayım dedim. Hatta bir de akşam yemeği yiyelim dedim. Arabamızı park edecek yer bulamadım. Ara sokaklarda bir yere park edip gezmeye çıktım.

Yemek yerken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Dışarı çıktığımızda saat 20.00 olmuş. Ortalıkta fazla insan kalmamış. O gördüğümüz dükkanların çoğu kapanmış. Arabamızı park edecek yer bulamazken sokakta bizim arabadan başka araba kalmamış.

Diyeceğim o ki Afyon’da hayat saat 20.00’de bitiyor. Ulan Düzce’ye gelin de görün hayat saat gece yarısına kadar sürüyor dedim. Demek ki büyük konuşmuşum. Düzce’de de hayat saat 20.00’de bitiyor ve  esnaflar evlerine gidiyor.

Şimdi insan olmayınca müşteri olmayınca esnaf niye açık kalsın? Zaten zarar ediyor bir de boşu boşuna elektrik mi yaksın değil mi?

İnce hesapları bırakalım ama esnafların işi gerçekten çok bozuk. Kimse kimsenin halinden anlamaz. Şu anda en acınacak kişiler emekliler ve asgari ücretle çalışan kişilerdir. Şu anda en az maaşı bu kişiler almaktadır.

Ve şu anda yine en az zammı bu kişiler almaktadır. Bunu üzülerek söylüyorum. Kader mi desek, alın yazısı mı desek ne desek bilmiyoruz.

Bu vesile ile yeni çıkan modanın adı konmuş.  ZAM… ZAM… ZAM…

Esenkalın…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • İa
    İa
    18.11.2020 04:45

    Özel sektörün ve özel sektörde çalışanlarınbunca riske ragmen ülkemizin gelişmesine katkısı, devlet memurlarından On kat daha fazla.ama malesef memuriyete atananlar hiçbir riskleri olmamasına rağmen asgari ücretlinin ve emeklilerin aldigi ucretin iki katindan fazla maaş aliyorlar. Bu aradaki fark kesinlikle giderilmeli.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız