Aydın Ferih Maradit

Aydın Ferih Maradit
30.11.2020 - 10:56

ÜMİT Yılmaz çok iyi bir performans ortaya koymaya başladı. Kendini tamamen milletin vekilliğine adamış görünüyor. Eski özel işlerini hepten bırakıp herkesimden milletin sorunlarının takipçisi havası veriyor. Meclisin kürsüsünde söz alıyor. Komisyonlarda konuşuyor… Basınla da paylaşıyor. 

Aynı havayı Ayşe Keşir’de de görüyoruz. Yeni nesil milletvekili portresi bunlar. İhtiyaçların, sorunların ateşli takipçisi gibiler. Meclis komisyonlarındaki konuşmalarını şeffaf bir şekilde halkla paylaşmaları da demokrasiye iyi geliyor. Bunlar çok olumlu vekil portreleri.

Diğer milletvekilimiz Fahri Çakır ise (kaçıncı dönem 2 mi, 3 mü aklımda bile değil) vekilliğe devam ediyor, ancak şu bir gerçek ki yeni nesil onu tanımıyor. Çünkü milletvekili olmasına rağmen asıl meşguliyeti sanki eski işleri güçleriymiş gibi bir havası var. En azından dışarıya karşı böyle bir izlenim veriyor.

Vekil olarak bir şeyler yapıyor mu? Ya da ne yapıyor? Bilenimiz azdır. Basın olarak da bilgi sahibi değiliz. Ama bu bizim kusurumuz değil. Ya çalışmıyor, ya da çalışmalarını kendine saklıyor. Peşine adam takamayız tabiî ki. Çakır, eski tarz vekillik yapıyor. Kamuoyuna açık değil. Medyayı kullanmıyor. Bizim için olduğun kadar herkes için de bir soru işareti.     

Mahmut Tanal: Diyeceksiniz ki “Yahu Tanal Düzce milletvekili değil ki ondan niye bahsediyorsun?” Cevabım: Bütün vekiller Türkiye’nindir.. Bir bölgeden seçilirler, ama Türkiye üniter bir siyasal yapıya sahiptir. Ve vekiller tüm bölgelerimizin insanlarını temsil eder. Herkesin vekili olarak dilek ve isteklerinin takipçisi olurlar, olmalıdırlar da. Meclis’te ihtiyaç duyulan kanunları çıkarmak onların görevidir. Ve aslında bölgesel ayrım yapamazlar. Bu doğru da değildir.

Kimse Tanal’a “Yahu sen de kim oluyorsun?. Düzce’nin işleri sana mı kaldı?” dememeli. Çünkü üniter devlette asıl bölgesel ayrımcılık yapmak suçtur. Zaten düşünürsek eğer sorunlarımızın çoğu geneldir, yerel sorunlar da genel sorunların uzantısıdır; birçoğunun kaynağı ortak sıkıntılardır.          

İşin aslı şu ki Mahmut Tanal olmasaydı Düzce’yi ilgilendiren birçok sorundan haberimiz bile olmayabilirdi. Bu Mahmut Tanal’ın kişiliği ile ilgili değil, muhalefet refleksiyle yanlışları ortaya çıkarmaya gayret etmesiyle alakalı.

Diğer vekiller de eğer iktidarda değil de muhalefette olsaydı muhtemelen aynı refleksle hareket edeceklerdi.

Vekillerimiz kıymetli, fakat Tanal’ı kıymetli kılan özelliği onun muhalefet gözü ile dedektif gibi sorunların peşinde olması. Fakat doğrusu şu ki Ümit Yılmaz ve Ayşe Keşir de sorunların üstüne gidiyor.

Vekiller veya teşkilat üyeleri için partileri önemlidir tabiî ki. Ama vatandaşlar partileri seçimden seçime düşünmeli.  Doğrunun şu ya da bu partiliden gelmesi öne çıkmamalı.. Millet olarak kimin faydası dokunuyorsa o bizim için iyidir. 

Saygılarımla.  

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Kemal kaya
    Kemal kaya
    30.11.2020 12:14

    Tanal olmasa yılmaz ve kesir inde sesi çıkmazdı ıyıkı tanal var

E-Gazete

  • 24.01.2022

E-Gazete Arşivi

Resmi İlanlar