Kadriye Yeşilyaprak

Kadriye Yeşilyaprak
14.12.2020 - 09:21

2 Aralık 2020’de Huzurevi ve bahçesinde serbest dolaşıyoruz, ama herkes dalgın dalgın kabuğuna çekilmiş gibiyiz. Bir hafta sonra üniversiteden tiyatro hocamız geldi. Beraberinde gelirken birçok filmler, bantlar getirmiş. Bal Avcıları, Mersinli Köy Kadınlarının oynadığı tiyatro bantı gibi yerli Türk filmlerinden bazılarını izletti.

Yaşlıların yapması gereken hareketler bizim için son derece faydalı hareketler. Her gün 20 dakika bu hareketlerle devam ettik ve öğrendik.

Öğle yemekten sonra arka bahçede yarım saat yürüyüş ve dinlenme. Saat 14.30’da tiyatro provası yapıyoruz. Geçen yıl oynadığımız oyun “Sandığınız Gibi Değil” (turnelere bile çıktığımız) oyunumuzun aradan geçen 8 ayda, sıralamayı ve sözlerinin yerlerini unutmuşuz. Bazı bölümlere kısa ilaveler yaparak daha çekici iyi seyirler olacağını sanıyorum. Daha doğrusu bu çalışmalar bize ilaç oldu. Kendimize geldik. Hocamız bir hafta sonra üniversiteye görevine döndü. Ocak ayı sonuna doğru gelecek. Oyun videoya çekilecek. Korona nedeniyle gidemediğimiz huzurevlerine videolar gönderilecek inşallah.              

Her gün spor yapıyoruz. Her öğle yemeğinden sonra da biz yürüyoruz, kendi kendimize. Saat 14.30’da tiyatro provamıza devam ediyoruz. Anlayacağınız hiç boş vaktimiz yok.

Tiyatro provası zaten müzik ve oyun ile başlıyor. Söylüyor, oynuyor ve coşuyoruz. Karantinada bozulan psikolojilerimizi bir uzman psikolog gelse bu kadar başarılı olamazdı.

Hocamız zaten buradayken söylüyordu: “Ben sizin karantinada kaldığınız 14 günde bozulan morallerinizi düzeltmek için buradayım” diyordu. Şimdi de iki günde bir telefon ile çalışmalarımızı soruyor, izliyor. Sağ olsun hocamız.

Nurten arkadaşımız ve eşi oyun başlarken söylenen fındık dalları türküsünü çok güzel söylüyorlar. Oyunu da güzel oynuyorlar. Biz de katılınca salon vur patlasın çal oynasın havasında. Yoruluncaya kadar oynuyoruz. Sonra tiyatro bölümüne geçiyoruz. Herkes kendisine verilen bölümleri başarıyla oynuyor. Oyunu “Memleket İsterim” şiiri ile tamamlıyoruz. Herkes şiirin bir kıtasını okuyarak sahneye çıkıyor. Şiirin sonunda el ele tutuşup halkı selamlıyoruz. Böylece de çok hoş bir sunum oluyor. İşte Fatoş hocamızın büyük başarısı…

 

KADRİYE YEŞİLYAPRAK

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 21.05.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız