DÜNYA HALA SEYREDİYOR!

Sevgili dostlar; gözü dönmüş Yahudi, bizzat kendi organizesi doğrultusunda üretmiş olduğu bahanenin ardından durmadan saldırıyor; çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden sıradan rastgele öldürdükçe öldürüyor.

Daha dün-evvelki gün, içerisinde hasta-yaralı, canıyla uğraşan insanların olduğunu bile bile Gazze şeridindeki El-Ehli Baptist Hastanesi’ni bütün dünyanın gözleri önünde bombaladı ve masum insanların, küçük çocukların üzerine adeta yıldırımlar yağdırdı.

Ama kendilerini dünyanın ağası belleyen Birleşik Devletler’in, patika yoldu istikametini belirlemeden aciz Başkanı, daha dün kendisinin “Siyonist” olduğunu ilan ederek “Emperyalist Organizasyon”un, bir bakıma “Siyonist Birliktelik” in hedeflerine varma yolunda, onların emrinde olduğunu KAVLEN ifade etmiş, bir de; İsrail’e doğru yola çıkacağını ilan etmekle birlikte üretmiş oldukları bahanenin peşinde hedeflerine varma yolunda İsrail’in hastane bombardımanı dahil, işlemiş olduğu çocuk cinayetlerini normal bulduğunu FİİLEN ortaya koymuş oluyordu.

HASTANEYE SALDIRI BİR SAVAŞ SUÇUDUR!

Sevgili dostlar; bazen hep birlikte şahit oluruz “Şecaat arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler” darb-ı meselinin örneklerine… Artık olaylar karşısında biz de, bir zamanlar kınadığımız rahmetli Demirel’in ifade ettiği gibi “dün, dündür; bugün, bugündür” deme durumunda kalabiliyoruz.

Gel gör ki; bir zamanlar Kırım ve Batı Türkistan’da, ruh ve manayı inkar kabullenişine dayalı emperyalist politikaların uygulayıcısı Rusya, bugün liberal kabullenişi esas alan Emperyalist-Siyonist işbirliğinin hedefi olmanın maduriyeti altında ve bir bakıma “öç alma” duygusu içerisinde İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği Hastane Saldırısı’nı kınamış, vaki Hastane Saldırısı için “Bu bir savaş suçudur” demiş. Bununla da kalmayıp, nokta atışı yaparak “İşbu suçun sorumlusunun ABD olduğunu” bütün dünyaya ilan etmiştir…

DÜNYANIN DİKKATİNİ BAŞKA TÜRLÜ ÇEKMELERİ MÜMKÜN DEĞİL!

Gazze’de İsrail’in gerçekleştirdiği hastane saldırısınıın ardından Gazze’de bulunan Filistin Sağlık Bakan Yardımcısı Yusuf Ebu er-Riş, hastane personeliyle birlikte bombalanan hastanede, cenazelerin arasında, cesetleri aralayarak basın toplantısı düzenledi.

Bakan yardımcısı yapmış olduğu açıklamada; İsrail güçlerinin 14 Ekim’de hastaneyi iki kere bombaladıklarını, saldırından sonra bir İsrail’li yetkilinin, Hastane Müdürü Mahir Ayyad ile irtibata geçerek “Dün iki bombayla uyarıldınız, neden şu ana kadar hastane hala boşaltılmadı” diye hesap sorduğunu ifade etti.

Bu tehditlet karşısında er-Riş, hastane yönetiminin, İngiltere’deki Hristiyan din adamlarıyla irtibata geçtiğini, “Bozacının şahidi şıracıdır” misali onların, İsrail yönetimi adına ne uluslararası kurumlardan güvence aldıklarını beyan etmeleri üzerine hastanenin işlevine devam ettiğini açıkladı.

Basın toplantısı esnasında bir görsel dikkat çekmişti… Toplantı esnasında sağlık personeli üstü kapalı cesetlerin arasında ayakta duruyorlardı. Yerde oturan iki görevlinin kucağında ise bir bebek ile bir kız çocuğuna ait iki masum yavrunun cesetleri, bütün dünyanın gözleri önüne sere serpe serilmişti.

Yine basın toplantısında “sınır tanımayan doktorlar” bünyesinde hizmet veren Gassan Ebu Sitte, hastanede bir operasyonu gerçekleştirdiği sırada güçlü bir patlama ile irkildiğini, ameliyathanenin tavanının çöktüğünü belirttikten sonra “bu bir katliamdır” belirlemesiyle bütün dünyanın dikkatini çekmişti.

TOPLANSA VEYA TOPLANMASA NE FARK EDECEK Kİ; SONUÇ ŞİMDİDEN BELLİ!

Sevgili dostlar; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi hatırlayacağınız üzere İsrail’in kara harekatını başlattığı günlerin akabinde “Ateşkes” gündemiyle toplanmıştı. Ama, ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya’nın red oylarıyla birlikte maalesef yine dağ fare doğurmuş, bu güne kadar hep mazlumların kanı ile beslenen ve dünyanın 5’den büyük olduğunu iddia edip, fiilen bu kabullenişe göre hareket eden Liberal Emperyalist blok ABD, İngiltere ve Fransa’nın organize hareketiyle “Ateşkes” talebinin reddine yönelik kararlarıyla adeta Siyonist işgale onay vermişlerdi.

Üstelik birinci red kararını müteakiben başta ABD Başkanı olmak üzere, her biri kalkmış ve “Ben de Siyonistim” açıklamalarıyla birlikte adeta İsrail’in emrinde olduğunu itiraf yarışına girmişlerdi.

Samimiyetlerini göstermek için de Uçak gemilerinin istikametini Doğu Akdeniz’e çevirmişlerdi.

Şimdi kalkmış, Gazze’deki hastane bombardımanını takiben Brezilya’nın teklifi üzerine Güvenlik Konseyi’nin acilen toplanacağını açıklıyorlar. Ben de soruyorum “Toplansa ne olacak!” Hele ABD Başkanı, Telaviv’e gelip çocuk katili Netanyahu’yu kutlarcasına onu kucakladıktan sonra… Her şey gayet açık! Yine ABD’nin ve onun kılavuzu İngiltere’nin muhalefetiyle “Kınama” veya “Ateşkes” kararı reddedilmiş olacak, böylece dolaylı olarak; İsrail’in hastane bombardımanı dahil, gerçekleştirmiş olduğu KATLİAM, Birleşmiş Milletlere onaylatılmış olacaktır.

ÇARE!

Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, içerisinde kadınların, çocukların ve masum sivil insanların bulunduğu bir hastaneyi vurmak vahşet ve KATLİAMIN en açık örneği olmakla birlikte, İsrail’in en temel insanî değerlerden yoksun olduğunun da en bariz ÖRNEĞİDİR.

Gazze’de yaşanan ve tarihte benzeri görülmeyen bu VAHŞETİ durdurmak için, katilleri kucaklamadan ve “ben de siyonistim” yarışına girmeden bütün insanlığın, insanlık onuru adına birlikte hareket etmesi şarttır.

Bundan başka çare yoktur!

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Celal Erbay - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.