BU ALEMDE HÜZÜN İLE SEVİNÇ HEP PEŞİ PEŞİNE ARZ-I ENDAM EDİYOR!

SEVGİLİ dostlar; yeni yasama yılının fiilen başlayıp TBMM’nin, bir bakıma; “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” hükmünü pekiştirircesine, Cumhurun Reisinin açılış konuşmasıyla birlikte, bir demokrasi sevinci içerisinde yeni dönemine başlayacağı günün sabahında bütün Türkiye, beklenilenin tam aksine büyük bir korkuyla uyandı.

Eli kanlı PKK terör örgütü, hain yüzünü bir kere daha gösterdi. Hem de TBMM’nin açılacağı günün sabahında… Üstelik PKK terör örgütüne kan kusturan, yurt içinde-yurt dışındaki bütün inlerini başlarına yıkan, onları yok olma noktasına doğru sürükleyen, devletin ilgili birimi; İçişleri Bakanlığı’nın yanı başında… Emniyet Genel Müdürlüğü’nün giriş kapısının önünde, DNA incelemesi ile PKK mensubu oldukları sübuta eren iki terörist, bombalı eylem gerçekleştirmişti. Olay yerine araçla gelen teröristlerden biri kendini patlatırken diğeri de Türk polisi tarafından etkisiz hale getirilmişti.

Ayrıca, saldırı girişiminin engellendiği alanda yapılan, olay yeri çalışmalarında 9 bin 700 gram C-4 patlayıcı madde, 3 adet el bombası, 1 adet roketatar, 1 adet Glock marka susturucu takılı tabanca, 1 adet M-4 uzun namlulu silah ve 1 adet AK-47 marka silahdan müteşekkil adeta mini bir cephanelik ele geçirilmişti.

Aynı şekilde; saldırı girişiminde kullanılan aracın, Kayseri Develi’de veteriner sağlık teknisyeni olarak çalışan, 24 yaşındaki Mikail Bozloğan’a ait olduğu tesbit edilmişti. Bu iki terörist Mikail Bozloğan’ı Develi’de ensesine susturucu silah ile kurşun sıkarak şehit ettikten sonra Bozdoğan’ın aracını gasbedip Ankara’ya olay yerine doğru yollarına devam ettikleri tesbit edilmişti.

Bu menfur saldırı ile ilgili olarak HDP’nin açıklaması çok manidardı. Toplu bir şekilde huzura çıkıp sözcüleri vasıtasıyla yapmış oldukları açıklamada, sayın sözcü “Bu gün sabah saatlerinde yaşanan saldırıyı kabul edilemez bulduğumuzu ifade etmek isterim” diyordu.

“Ne şiş yansın ne de kebap” belirlemesine çok uygun düşen bir açıklamaydı bu. Elbetteki kabul edilemez bulacaktınız. “Kabul edilemez”in zıddı, “Kabul edilir” dir. Bir de kalkıp “kabul edilir” veya “kabul edilemez bulmadık” mı diyecektiniz. Tabiki söyleyeni töhmet altına sokmayacak, zevahiri kurtaracak bir açıklama ile olayı geçiştirecektiniz. Aksi takdirde PKK’nın terör örgütünün siyasi uzantısı olduğunuzu itiraf etmiş olurdunuz.

Biz buradan, öncelikle İçişleri Bakanımız başta olmak üzere, bütün emniyet birimlerimizi, teröre karşı göstermiş oldukları azim, inanç, şuur, feraset ve buna dayalı dik duruş, vaki tehlikeyi algılama ve anında karşılık verme kabiliyet ve fiilî durumlarından dolayı tebrik ediyoruz. Bu doğrultuda devletin bekası, vatanın bölünmezliği ve milletin bütünlüğü uğrunda can veren bütün şehitlerimizi rahmetle minnetle anıyoruz.

KARABAĞ’DAKİ GELİŞMELER HÜZNÜMÜZÜ BİRAZ OLSUN HAFİFLETTİ!

Geçen haftaki yazımda “Hak yerini buldu” başlığı altında kadim ecdad yurdu Karabağ’ın, Hocalı, Hankendi ile birlikte tamamının işgalcilerin elinden kurtarılarak Türk Milleti adına Karabağ’ın gerçek sahibi olan Azerbaycan devletinin hakimiyetine iade edildiğini sizlerle paylaşmıştım.

Bugün ise, size şu bilgileri vereceğim; 2020-2023 yılları arasında, sözüm ona Cumhurbaşkanı sıfatıyla, yine kendi uydurmaları doğrultusunda sözde “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti”nin başında olduğunu iddia ile Karabağ’da işgal harekâtına öncülük yapan, oradaki kardeşlerimize zulmeden, bu sefer başına gelecekleri tahmin edince de, önce sözde Dağlık Karabağ Ermeni Cumhuriyeti’ni feshederek hayali cumhuriyetin varlığına son veren, A. Harutyunyan geçtiğimiz 31 Ağustos’da, bizzat kendisi de Cumhurbaşkanlığından istifa etti.

Müslüman Türk’ün azılı düşmanı bu zalim, 2020 Eylül’de başlayan 2. Karabağ savaşında, sivil halka yönelik saldırı emrini veren, hassaten Azerbaycan’ın ikinci büyük kenti olan Gence’de füze saldırıları sonucu can kaybına uğramasına sebep olan kişidir.

Şimdi bu, sözde eski Cumhurbaşkanı olan Arayik Harutyunyan, Azerbaycan Emniyet Güçleri tarafından yakalanıp gözaltına alınmıştır. Daha önce Ermeni rejiminin Devlet Bakanı Ruben Vardaryan ve sözde Dağlık Karabağ Ermeni Cumhuriyeti’nin eski ordu komutanı Levon Mnatsanyan Erivan’a kaçarken yakalanmıştı. Şimdi de sözde Cumhurbaşkanı Arayik yakalanıp gözaltına alındı.

Artık her biri yaptıklarının hesabını verecektir. Bu âlemde hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz. Ama bugün, ama yarın insanoğlu yaptığının karşılığını görecektir. İşte şair “sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır” demişti ya! Karabağ’da yaşanan bu durum, “kaderin üstünde bir kader vardır” kabullenişinin tecelli etmesinden başka bir şey değildir.

Karabağ’dan söz etmişken, hayatını Karabağ sevdasının, bir vatan parçası olarak Azerbaycan halkının ve gençliğinin gönlünde yer edip kökleşmesine hasreden, bunun yanında hayatı boyunca Türk Birleşik Devletleri’nin yılmaz savunuculuğunu yapan, ömrünü bu birlikteliğin gerçekleşmesine adayan Ganire Paşayeva hanım efendi bacımız Hak’ka yürümüştür. Kendisine rahmet ve mağfiret; aziz milletimize, can Azerbaycan’lı kardeşlerime başsağlığı diliyorum.

Ayrıca geçtiğimiz Salı günü, birlikte milletvekilliği yaptığımız mümtaz insan, ismiyle müsemma, 23. 26. Dönem Elazığ milletvekilli Tahir Öztürk ile 22. 23. 24. dönem Kocaeli Milletvekili olarak görev yapan Muzaffer Baştopçu ağabeyimizi Hak’ka uğurladık. Rabbim her birine rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun.

Hüküm Allah’ındır.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Celal Erbay - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.