PASTANECİLİK TARİH Mİ OLUYOR?

Büyük balıklar küçük balıkları her zaman yutar. Karnı tok olan büyük balıklar küçük balıklarla eğlenir. Yani dalga geçerler.

Efendim… son zamanlarda Türkiye genelinde pastanecilik mesleği yok olmaya başladı.

Birkaç sene önce pastanecilik el üstünde tutulan bir meslekti. Ne zaman büyük marketler hortlamaya başladı pastanecilik yok oldu.

Büyük marketler pasta çeşitlerini ve ekmek çeşitlerini kendileri üretmeye başladılar.

Yani market içinde fırın açan büyük kuruluşlar pasta ve ekmek çeşitlerini sıcak sıcak müşterilerine sunuyorlar.

Tatlının her çeşidini yapan büyük marketler, kuru pastalar, yaş pastalar ve ekmek çeşitleri ile müşterileri kendilerine çekmeyi başardılar.

Hatta özel baklavacı dükkanları çoğaldıkça pastanecilik mesleği tarihe karışıyor. Dikkat ederseniz ramazan aylarında bile büyük marketlerin içerisinde uzun kuyruklar oluşuyor.

Vatandaşlar sıcak ve taze pidelerin yanında yeni çıkmış tatlılardan alarak evlerinin yolunu tutarken, pastaneciler işler için kapanmaya başladı.

Her geçen gün pastane sayısı azalıyor. Her geçen gün pastaneler yok olmaya başladı. Her geçen gün pastaneler tarih oluyor.

Yıllar önce pastanecilik ön planda tutulan bir meslekti. İsim yapmış pastaneler vardı. Vitrinlerinde parlayan pastalar vardı.

Şimdi bu pastanelerden eser kalmadı.

Her insanın bir pastane macerası olmuştur. Ailece pastanelerde oturur tatlı, börek, pasta yerdik.

Sevgilisi olanlar pastanelerde buluşur uzun uzun sohbet ederlerdi. Hatta pastanelerin kuytu köşelerinde oturup tanıdıklar görmesin diye saklanırlardı.

Pastanelerden tatlı alıp evlerimize getirdiğimiz zaman parmaklarımızı yalardık. O kadar lezzetli ve bir o kadar güzel olurdu.

Pastaneler bizim buluşma yerlerimiz olurdu. Ailelerimiz bizi aradıkları zaman önce işe pastanelerden başlardı.

Hey gidi eski günler hey…

Düzce’de pastane sayısı her geçen gün azalıyor. Zaten pastane olsa bile müşterileri azaldı.

Yazımın başında dediğim gibi büyük balıklar küçük balıkları yutuyor. Küçük balıkların nesli tükeniyor.

Bu devirde güçlü olan kazanıyor. Halbuki hepsi aynı şartlarda mücadele veriyor. Biri esnaf diğeri şirket olarak çalışıyor.

Bu arada cafelerin sayısı aşırı derecede çoğaldı. Bu arada kahve diyarları ve hamburgerci salonları aşırı derecede arttı. Bu arada gençlerin buluşup bir araya geldikleri marka cafeler aşırı derecede rağbet görmeye başladı.

Bütün bunlar varken pastaneler ne yapacak?

Her yer lüks oldu. Her yerin pahalı olmasına rağmen müşterileri azalmıyor. İsim yapmış marka cafeler her şeyin önüne geçti.

Bir kahveyi evde 5 liraya içebiliyorsunuz. Ama bir cafede 50 liraya içiyorsunuz. Bu kahveyi cafelerde içince daha çok mutlu oluyoruz.

Hey gidi eski günler hey…

Pastanelerden tatlı alınca pastane sahibi bir adet tatlıyı yememiz için ikram ederdi. Şimdi özel yerlerde bir tatlının tanesi 20-25 liradan satılıyor. Bırakın ikram eden bile yok.

Ne günlerden ne günlere geldik. Daha ne günler göreceğiz.

Bütün bunları görürken, yaşarken aklımıza ilk gelen şey pastanecilik tarih mi oluyor diye geliyor.

Evet arkadaşlar pastanecilik tarih oldu. Şimdi hazır tatlılar ve hazır pastalar var. Pastaneden ne işimiz var. Sevgililer bile artık cafelerde buluşuyor. Pastanede ne işimiz var. Gerçekten pastanecilik yok oldu.

Hey gidi eski günler hey…

Esenkalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Köseer - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.