Ya Yaşadığımız Hiçbir Şeyi Unutmasaydık?

Başlığı ilk okuduğunuzda bu durumu bahşedilmiş bir yetenek olarak düşünmüş olabilirsiniz. O halde bu mümkün mü? Mümkünse bile bahşedilmiş bir yetenek mi yoksa beyne zincirlenmiş anılar mı bir bakalım. Keyifli okumalar sevgili Düzce Postası okuyucusu J

Hipertimezi ya da Son Derece Üstün Otobiyografik Bellek olarak adlandırılan bu durum Nöropsikolojik bir hastalıktır ve oldukça nadir görülür. Bu durumu deneyimleyen insanlar belli bir yaştan itibaren hayatının her gününde o günü, hangi yılda hangi haftaya denk düştüğü, nerde ve kiminle beraber oldukları, ne yaptıkları, ne yaşadıklarını o gün ne giydikleri, havanın nasıl olduğu gibi mükemmele yakın ayrıntılarla hatırlarlar. Bu hatırlama işlemi tamamen dürtüsel gerçekleşir yani bilinçli bir çaba gerektirmeden ve hiçbir hafıza tekniğinden yararlanmadan.

Bir araştırmada hipertimeziye sahip 11 tane insanın beyinleri MR aracılığıyla incelenmiş. Bu insanlarda, 9 tane beyin bölgesinde yapısal ve aktivasyonel olarak farklılıklar görmüşler. Bu bölgeler beyinde otobiyografik bellek* için bağlantı kurulan ve otobiyografik bellekle bağlantılı olduğu düşünülen bölgeler. Buna ek olarak duygulardan sorumlu beyin bölgesi amigdalada da farklılıklar bulunmuş.

Hipertimezi tanısı ilk kez 2006 yılında Jill Price’a konulmuş. Jill’in hatırlayabildiği en erken anılar 18 ve 24 aylık olduğu zamanlar. İlk kez 12 yaşında detaylı hafızasını farkediyor ve 13 yaşından itibaren yaşadığı her günü çok detaylı şekilde hatırlıyor. Anılarının neredeyse tümünün duygular ile yüklü olduğunu ve bir anıyı hatırladığında o an deneyimlediği tüm hisleri de o anıyla birlikte hatırladığını söylüyor. İlgilenenler için Jill Price ‘ın hayatını anlattığı The Woman Who Can’t Forget adlı bir kitabı var ve bu kitapta pek çok deneyimini paylaşmış.

Şimdi tekrar düşününce başta benzersiz bir yetenek gibi görünen bu durum aslında hipertimeziye sahip bireyler için yaşadıkları travmaları da bütün duygusal yükleriyle birlikte ilk günkü gibi hatırlayıp, deneyimlemek demek oluyor. Ve her şeyi hatırlamak iyi gibi görünse de kaotik olaylar ve deneyimlenen onlarca kötü tecrübenin aynı duygu yoğunluğunda hatırlanması kişinin ruhunun defalarca kez parçalanması anlamına gelir.

Otobiyografik Bellek: Kişinin kendi geçmiş yaşam olaylarıyla ilişkili belleği.

“Kişinin yaşadığı her şeyi bilmesi ruhu öldürür. Ruhu ölen kişi dünyada yaşayan ölüdür.”

Sigmund Freud

“Unutmak, insana verilen en büyük hediyedir.”

Şahsiyet (2018)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemre Kurt - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.