GAZZE

Kurulduğu günden (1948) bu yana Filistinlilerin, Ortadoğu’nun, Müslümanların ve dünyanın başına bela bir millet İsrail. Kuran'da şerlikleriyle, döneklikleriyle, şeytanlıklarıyla çokça adı geçen bir kavim israiloğulları. Karakteri hiç değişmemiş. Birçok peygamberin bu kavme gelmesi bunların faziletinden değil azgınlığından.

İsrail,1948 yılında dünyanın çeşitli yerlerinden toplama yahudilerle Filistin'de kurulmuş terörist, yapay bir devlet. Kendilerine tahsis edilen toprağı kafi görmeyip sürekli işgal ve ilhakla coğrafyasını genişletmiş ve hala sınırları belli olmayan bir ülke. Filistin'in öz halkını evlerini başlarına yıkarak topraklarından göç ettirmiş zorba bir kavim. Bu zorbalık ve işgalcilikle Filistin topraklarının %90'nını ele geçirmiş, geriye sadece birbirinden kopuk iki bölge kalmış. Bu iki bölgeden biri Doğu Akdeniz kıyısında Gazze'dir.

Gazze, Hamas örgütünün denetim ve yönetimindedir. İsrail yıllar yılı Gazze'yi hem karadan hem denizden kuşatma altında tutmaktadır. Ara ara saldırılarla bu bir avuç bölgeyi bombalayarak çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden insanlarını katletmekte, evlerini yakıp yıkmaktadır.

Amaç Gazze'yi boşaltmaktır. Hamas bu daracık bölgede vatanını, toprağını savunmakta. Hamas, Filistin'in Kuva-yı Milliye'sidir. İsrail Filistin'de 75 yıldır Filistinlilere zulmetmektedir. Ama tarihte hiçbir güç zulümle âbâd olmamıştır. Çünkü yırtıcı kuşun ömrü az olur.

İsrail savaşa hazırlık yapıyordu. Hamas, İsrail'in kendilerine saldırı hazırlığı içinde olduğu bilgisi üzerine 7 Ekim'de İsrail’in elinde bulunan topraklarına bir saldırı düzenledi. İki taraftan da çok kişi öldü. Kendini çok güvende gören İsrail bu huruç hareketiyle şok yaşadı, savaş ilanı yaptı ve karşı saldırıya geçti. Hava harekatlarıyla Gazze'yi bombardımana tuttu. Savaş hala devam etmektedir.

Gazze harabe. Gazzeli perişan.

Medyamıza ve yorumlara bakıyorum.

Yorumlarda Hamas'ı destekleyenler yanında “Hamas neyine güvendi de böyle bir harekete girişti” eleştirisinde bulunanlar bulunmaktadır. Bir kere tarih bize nice azın nice çoğa galip geldiği gerçeğini örneklemektedir: Bedir Savaşı, Malazgirt Meydan Muharebesi, Kutul Âmâre, Çanakkale Savaşları...

Elbette ki bu huruç, çemberi yarma harekatına kalkışanlar hesaplarını yapmışlardır. Zaten adamlar her gün çoluk çocuk, kadın, genç, yaşlı ölüyor.

Ok yaydan çıktı. Sen şimdi yapman gereken neyse onu yap. Bu mantıkla baktığınızda biz Kurtuluş Savaşı'nı da yapmamalıydık. Biz küllerinden yeniden doğmuş bir milletiz. Bırakın her gün ölen bu insanlar bir de böylesini denesinler. “Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.”

Ve “Bir gün gelecek İsraile öyle bir tokat atacağız ki bütün hayatı gözlerinin önünden Gazze şeridi gibi geçecek.” (Rahmetli Necmettin Erbakan)

Unutmayalım İsrail’in şu anki topraklarının tamamı bir zamanlar Filistin'di. Bir adım gerisi Osmanlı’ydı. Yani bizdik. Filistin demek “Kudüs” demek.

Filistin demek “Mescid-i Aksa” demek.

Kudüs üç dinin mukaddes beldesi. Buralarda biz de hak sahibiyiz. Hem de en önce.

Şimdi yapmamız gereken ne? Elimizle de dilimizle de yapacaklarımız var: Mescid-i Aksa'nın muhafızları bu insanlar susuz, ilaçsız, evsiz barksız. Ellerimizi ceplerimize sokacağız. Dilimiz yapılan acımasız zulmü anlatacak. İsrail’in Gazze’lileri Sina çölüne sürmek istediğini anlatacak. İsrail’in hukuk tanımadığını anlatacak. Dünyanın israilin yaptıklarına sessiz kaldığını anlatacak. Beş yaşındaki çocuklara savaş talimi yaptırdığını anlatacak. Yine israilin camileri, kiliseleri, hastaneleri, çoluk çocuğu fosfor ve misket bombalarıyla vurduğunu anlatacak. İşgal altındaki Mescid-i Aksa'nın ilk kıblemiz olduğunu anlatacak. Filistinlilerin yaşadığımız Maraş-Hatay depreminde imkansızlıklarına rağmen yardımlar gönderdiklerini anlatacak.

İsrail karşıtı tepkileri yaygınlaştırmalıyız:

Konvoylar, mitingler, demeçler..

Hepsinden önemlisi para para para...

Dualarımız fiili dua olsun.

STK'lar ayakta olsun. Toplumu uyandırsın. Duyarlılıklarımız diri kalsın.

İslam İşbirliği Teşkilatı ne işe yarıyorsa uyandırmalıyız. Mısır Refah kapısını yardım kapısı yapmalıyız.

Dünyanın bir ucunda birimizin ayağına bir diken batsa diğer ucunda acısını duyacaktık.

Herhalde huzurlu bir dünya İsrail’in olmadığı bir dünya olacak.

Sağlıcakla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Bostancı - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.