MANİFESTİNG GİZLİ BİR DÜŞMAN OLABİLİR Mİ?

Eskiden çekim yasası olarak dilimizde olan kelime son zamanlarda manifesting olarak kendinden söz ettirir oldu. Kelime anlamı ise düşüncelerimizi gerçekleşmesini istediğimiz bir alana doğru odaklamak anlamına geliyor. Olumlu düşünmeyi savunan bu akımın sosyal medya, kişisel gelişim kitapları, atölyeler, seminerler ile popüleritesinin arttığını görüyoruz.

Olumlu düşüncenin insana katacaklarını yadsınamaz bir gerçek ancak bununla birlikte kendimize sormamız gereken bir soru var: Manifestlemek gerçekten etkili bir yöntem mi yoksa sinsice hayatımızı sabote mi ediyor? Manifesting’in olumlu ve olumsuz yanlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Olumlu yanları:

•Düşünce ve duygularımıza sahip çıkmak: Çekim yasası pratikleri yaşamız ile ilgili beklentilerimizi, değerlerimizi, bizim için neyin önemli olduğunu ve nasıl daha iyi hissedebileceğimiz ile ilgili bir farkındalık sağlıyor. Bu farkındalık ile birlikte günlük yaşamda oradan oraya savrulmak yerine ne istediğimizi bilerek bilinçli bir şekilde deneyimleyebiliyoruz hayatı.

•Daha olumlu bir bakış açısına yönelmek: Bu akıma göre olumlu düşünceler olumlu sonuçları doğuruyor. Böyle bir bakış açısı neleri yapamayacağımıza ve nelerde başarısız olduğumuza değil de neleri başarabileceğimize odaklanmamızı sağlıyor.

•Hedef belirlemek ve harekete geçmek: Çekim yasası pratiklerine göre hedefler görselleştirerek veya yazılı bir şekilde not alınıyor isteklerin somutlaştırılması hedefleniyor. Bunu yapmak hedeflerimizi somut bir şekilde görmeyi ve onlar için çabalamayı motive edici bir etki sağlıyor.

Olumsuz yanları:

•Eylemsizliğe sürüklenmek: Yukarıda da belirttiğim gibi olumlu bir bakış açısıyla yaşamdan taleplerde bulunmak güzel olsa da bunun işe yaraması için harekete geçmemiz gerekiyor. Ancak kimi zaman manifestlemenin tuzağına düşüyor ve yaşamımızın harika olacağı günleri yalnızca bekliyoruz. Piyango biletine sahip olmadan piyangoyu kazanamayız.

•Kendimizi suçlamak: Manifestlemenin hayatınızın işleyişi üzerindeki etkisine körü körüne inanırsak istediğimiz bir şey gerçekleşmediğinde kendimizi yetersiz hissedip olumsuz düşüncelere izin vermemizle suçlayabilir ve umutsuzluk, karamsarlık ve çaresizliğe çekiliyor oluruz. Motivasyonumuzun böylesine düşmesi ise bizi potansiyelimize ulaşmaktan alıkoyar.

•Problemleri görmezden gelmek: Ruh sağlığı açısından bakıldığında olumlu ve olumsuz dalgalar barındıran insan yaşamında kişinin olumsuzlukları görmezden gelip halının altına süpürmesi ve bu durumun kronikleşmesi insan psikolojine zarar veriyor. Hayat kalitemiz açısından olumsuz durum ve olayları da göz önünde bulundurmalı ve bize anlatmaya çalıştıkları şeye kulak vermeliyiz. Yani;

Birçok yaşam pratiğinde olduğu gibi manifesting yönteminde de önemli nokta dengeyi koruyabilmek. Manifestlemenin motive olmak ve hedeflerimizi belirlemek açısından bize yardımcı olabileceğini görüyoruz. Ancak gerçekçi olmayan beklentiler oluşturmamak, eylemsizliğe düşmemek ve yaşam ilerleyişimizi tamamıyla bu yönteme bağlamamak konusunda da dikkatli olmamız gerekiyor. Manifesting’in gücüne inanmanın hayatımızı güzelleştirdiği ya da zehirlediği ona nasıl yaklaştığımız ve yaşamımıza nasıl entegre ettiğimiz ile ilgili. Aslında her yöntemde olduğu gibi etkisini onu kullanan eller ve zihinler belirliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cemre Kurt - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.