Çanakkale ruhu

Bugün Çanakkale deniz savaşlarının 109. yılı. Zaferle neticelenen ama  beynimizin içildiği bu tarihi hiç unutmayacağız ve unutturmayacağız. Çanakkale Savaşları 3 Kasım 1914 yılında İtilaf devletlerinin Osmanlı tabyalarını bombalamasıyla başladı. İngilizlerin Seddülbahir'den 9 Ocak 1916'da çekilmesiyle de sona erdi. Kara savaşları 259 gün sürdü. (25 Nisan 1915 - 9 Ocak 1916)

Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın

Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

                   (Necmettin Halil Onan)

Gelibolu yamaçlarında yazılan bu şiir her milimi şehit kanıyla yoğrulmuş bir vatanı anlatır bize. Bu vatan bizim vatanımızdır. Bu alan korkunç savaşların yaşandığı bir alandır. Bu alanda İngiliz ve Fransızın denizden ve havadan bombalamadığı bir santimetre kare alan kalmamıştır. İşte Mehmet Akif'in tasviriyle Çanakkale şu :

Şu Boğaz Harbi nedir, var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.

Eski dünya, yeni dünya bütün akvâm-ı beşer (bütün kavimler)

Kaynıyor kum gibi. Mahşer mi hakikat mahşer.

Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına.

Kimi Hindu kimi yamyam kimi bilmem ne belâ.

Hani, tâuna da zuldür bu rezil istilâ.

...

 

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı.

Beriden zelzeleler kaldırıyor a'makı.

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin

Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

Ölüm indirmede gökler. Ölü püskürmede yer.

O ne müthiş tipidir. Savrulur enkâz-ı beşer.

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak.

Boşanır sırtlara vadilere sağanak sağanak.

  İşte Çanakkale'de yaşanan bu. Çanakkale'de Osmanlı coğrafyasının her kasabasından, köyünden Mehmetçiğimiz vardı. Belki milliyetleri, dilleri farklıydı. Ama inançları, amaçları, imanları, kıbleleri birdi. Bugün bize sığınmışların ama kovmaya çalıştıklarımızın ataları dün Çanakkale'deydi. Mezarları hâlâ Çanakkale'de. Bizi bir eden öyle bir ruh ki...Bu, şehadet ruhudur. Ölümü öldüren ruhtur. Düşmanı yok eden, üşmanı imana getiren, bizi var eden, bizi diri tutan ruhtur. Bu ruh olmasa iki dakika sonra öleceğini bilen insan nasıl olur da aşkla düşman üstüne atılır. Şehadete iştiyak, cennete iman ruhudur bizi sebatlı kılan, bizi zafere koşturan. Bu şehadet ruhunda gazilik maaşı hayali, madalya hayali, meşhur olma hayali yoktur.   İşte biz bugünkü vatanımızı, varlığımızı, rahatımızı, imkanlarımızı bu ruha borçluyuz. Biga şehitliği girişinde şöyle yazmaktadır: "Ziyaretçi, sen bugünkü hayat ve saadetini bu mübarek şehitlere borçlusun, minnet borcunu unutma."

"Şüheda gövdesi bir baksana dağlar,taşlar.

O rüku olmasa dünyada eğilmez başlar."

 Hâlâ huzurumuzu, uykumuzu,rahatımızı, kazancımızı ve de varlığımızı bu ruha, bu ruhu taşıyanlara borçluyuz. 15 Temmuz'u hatırlayın. Her zaman bu ruha ne kadar ihtiyacımızın olduğunu anlayın. Ölümü korkutan bu ruhtan düşmanlarımız her zaman korksun. Kalın sağlıcakla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Bostancı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?