İslam Davası

Dünya kavgasına seküler bir anlayışla değil, Allah için katılıyoruz. Yahudiler ve günümüzdeki Batılılar gibi her şeyi dünya açısından yorumlayamayız. Bu fiziği inkâr ve ihmal anlamına gelmez. Belki de ederine göre hakkı bu kadardır.

İslam’ın tam olarak çağımıza yansımasını istiyoruz. Onu çağa uydurmak için değil, çağın ona uyması için tüm mücadelemiz. İslam teori değildir, tüm kurumlarıyla daha önce pratiğe aktarıldı. Peygamber inanmayanların karşısına sadece söz ve düşünce ile değil hayatta uygulaması olan alternatif yönlerle çıktı. Peygamberler çağı içinde maddi ve manevi tüm alanlarda Müslümanları donattı. Biz de aynı yolu takip ederek siyasi, ekonomik, sosyal ve dinî sahalarda Allah’ın boyasıyla boyanmalıyız. Bize bambaşka bir zihniyet veren inancımızdan hız almalıyız.

Geçmişte yaşanan örnek İslami hayata hayran olmakla yetinmiyor, o yaşantıyı bugün de yaşayabileceğimizi görev biliyoruz. Maksat göstermelik ve gürültülü bir biçimde laf yarışı yapmak değil, yeniden kurulacak ve insanlığın içinde bir anıt gibi yükselecek İslam toplumunu en alçak gönüllü çalışmalar ile sessizce ve gösterişsizce inşa etmektir.

Dönüşüm ilk önce içimizden başlamalı. Ne yazık ki şeytanın ve İslam düşmanlarının saldırıları iletişim kanallarının yaygınlaşmasıyla her birimizin iç benliğine sarktı. Artık en büyük savunma savaşımızı içimizde verir olduk. En büyük cihadımız kendimizle. Onu aştığımızda gerisi çorap söküğü gibi gelecek.  Kurum ve kuruluşlarıyla sosyal hayattaki uygulamalar ise peşi sıra gelir.

Cihadı sadece savaşta, cephede silahla çarpışmak biçiminde yorumlama gibi dar ve sınırlı anlayışa saplanmıyoruz. Kültür ve medeniyet savaşını da öncelikle bu savaşa katıyoruz. Daha doğrusu bu tür savaşı o savaşın içinde düşünüyoruz. Bu uğurda batıl âdet ve gelenekleri yıkan yeni kültür ve medeniyet kuran peygamberin tüm sünnetlerini ihya etmeyi amaç ediniyoruz.

Hazreti Mevlana’nın dediği gibi Müslüman olmayanların üzümden yapılı şaraptan sarhoş olmalarına karşın bizler seherden yapılma şaraptan sarhoş oluruz. Fecir sarhoşu olma. Gece ve gündüz meleklerinin yeryüzüne safiyetle indiği vakit, nurlu sabaha aşk sarhoşu olarak uyanma…

Amaçsız yığınlar arasında Allah’ın ipine sarılmak esir olmama yolunda bir duruş, çağa karşı safını belli etme. Absürt ve abes işlerle uğraşanlardan ayrılıp işi gücü ibadet etmek olanların yeryüzüne indiği seher vaktini eşref saat biliyoruz. En güzel duyguların yeşerdiği bu saatte manen aşk ile dolup gün içerisinde tüm enerjimizi İslam davası için harcayacağız.  

Burjuvazinin ekonomik sistemi ve örgüsü olan kapitalizmde de tekel hâlindeki büyük kuruluşlar sonuç olarak insanı köleleştirir. Partinin, devletin veya tröstün kölesi ne fark eder. İnsan egosunu putlaştıran son kertede kula kulluk ettiren anlayışlar. Birden fazla efendiye kul olan mı yoksa efendisi tek olan mı özgürdür? Tek efendisi olan özgürdür.

Ezen, köleleştiren, sömüren, emperyalist, vahşi ve acıması sistemlerin inisiyatifine insanlık bırakılamaz. İnsanlığı özgürleştirmek için Müslümanlar kuvvetli olmalı.  Çünkü kuvvetsiz adalet aciz, adaletsiz kuvvet zalimdir.  Müslümanların acizliği kuvvetsiz oluşlarından. Zulmün insanlığa el koymasına mani olmak için emaneti kuşanmak, düşmanın silahıyla silahlanmak zamanı.

İslam emaneti; göklere, yerlere ve dağlara teklif edildi, onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular, onu insan olarak biz yüklendik. Omuzlarımızdaki ağır sorumluluktan dolayı belimiz bükülmesi, saçımızın ağarması gerekir.

Davası hakikat olanlar yalancılardan daha çok çalışmalı değil mi? Herkese çalıştığının karşılığı var. Allah bu konuda adaletli. Yalancılar çalıştı Allah da onlara verdi.  Ahireti yalanlayanlara halkımız gâvur diyor. Yaşananlar gösterdi ki gâvurun merhameti yok. Müslümanlar tek yürek olup birlik beraberlik içinde hareket ederek kendi içindeki çatışmaları bir kenara bırakıp asıl düşman olan gâvurla savaşmalı.  Bilmeli ki gâvur gâvurluğunu yapacak. Hak batıl mücadelesinin gereği bu. Müslüman Müslümanlığını yapıyor mu? Ramazan ayında bile öldürülen, açlıktan ölen birileri varsa eğer bu sorunun cevabı maalesef olumlu değil.  

  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?
Tüm anketler