Seçime saatler kala... Neden niçin sorusu...

İşte bir seçim anı daha geldi...

Değerli dostlarım ben birçok dost ve arkadaşımı üzmemek adına bu yazıyı yazıp yazmama konusunda çok düşündüm. Sonuçta bireysel ve toplumsal sorumluluk adına münevver- aydın konulu yazımda belirttiğim nedenlerle yazmaya karar verdim.

Kolay yolu seçmedim.

Değerli dostlarım şimdi tek tek sorular sorarak gidelim...

Hâlâ çok kararsız seçmen var...

Seçmen ne yapsın?

Mevcut durumda partilere bakalım...

Mesela CHP...

Daha dünkü genel başkanının partisi için bir kelime bile etmediği ve sol seçmenin biricik partisi ve ana muhalefet partisi CHP seçmeni ne yapsın mesela Düzce özelinde?

Muhalefet için en çok gerekli malzemeyi toplumsal bir muhalif harekete dönüştürebildi mi Düzce CHP?

Dönüştüremediyse neden?

İyi Parti ile ittifakı neden sağlayamadı mesela? Ya da çok uzun yıllar sonra Düzce'den çıkardığı milletvekilinin partiye ve seçmene tesiri ne kadar oldu?

Tahlilleri yapılacak mı bilmem ama soru şudur, CHP seçmeni şu an ne yapabilir Düzce'de?

Genel ve demode bir bakış ile genelde sağ tabir edilen kesimde zaten fazlaca bulunan partilere eklenip kendini merkez sağa konumlandırmaya çalışan ve CHP ile ittifak yapmayan İYİ PARTİ şöhretli ama yaralı bir aday ile yerel iktidara yürüdüğü iddiasını gösterebildi mi topluma? İnandırabildi mi seçmeni hatta kendi tabanını?

Toplumsal heyecana dönüştü mü yerel iktidar iddiası?

İYİ PARTİLİ seçmen ne yapsın şu an Düzce'de?

MHP'nin, cumhur ittifakı geçmişi nedeniyle siyasi yelpazedeki hassas konumu derin sorular ve tahlillerin dışında Düzce merkezinde...MHP bu seçim münasebetiyle nazik, beyefendi, proje üreten değerli bir siyasi kişilik keşfedip kazanmış oldu... Başkan adayı kardeşimiz sanırım ki Düzce’nin siyasi geleceğinde önemli bir unsur olacaktır.

Buna rağmen bir yerek iktidar iddiası gerçek kimliğe bürünememiştir.

Ancaaak ilçeler tam tersine...MHP ilçelerde güçlü şekilde var olduğunu göstermektedir.

Buna rağmen merkezde

MHP’li seçmen şimdi ne yapsın?

Gelelim YRP’sine... Detaylarını çok uzun uzun tahlil etmek bu yazının konusu değil ancak ne olursa olsun gerek Düzce ve gerekse ülke çapında YRP’nin yükselişi bir gerçeklik olarak ortadadır.

Düzce özelinde baktığımızda bu yükselişin çap ve seviyesi nedir? Elbette bu yarın akşam tam olarak belli olacak.

Düzce’mizin gerek ekonomi ve özellikle gerekse yönetim açısından koşulları ülke ortalamasından çok daha yüksektir. Rakamlara dayalı olarak bilmiyorum ama sosyal gerçeklik açısından baktığımızda, Düzce’nin ekonomik gelir seviyesi birçok yerden üstündür. Bu anlamda gayr ı memnun kitlesi de azdır ve bu anlamda muhalif duruş ona göre az olacaktır

Muhalif tutuma neden olacak olan birçok nedenden biri de Düzce'de genel ve yerel yönetim uygulamaları ve başta Vali ve Belediye Başkanı ile diğer unsurlarıdır.

Bu açıdan da Düzce'ye baktığımızda yoğunluklu negatif- olumsuz bir durum veya durum algısı yoktur. Var olan da yoğunluklu değildir. Hayatın akışına uygun eksiklerden söz edilebilir en çok... Öyleyse YRP’nin Düzce'de durumu ne olacaktır?

Öncelikle particilik motivasyonu ve çıkış heyecanı yaratma kabiliyeti açısından Düzce YRP ve adayını takdir etmek gerekir. YRP başkan adayını mesleği nedeniyle indirgemeci tutumun yanlışlığına şüphe yoktur. Ancak kendisi ve partisi bazı açılardan önemli tahliller yapmış olmalıydı ve mutlaka yapmalıdır...

Bu durumda gerçekçi ve tarafsız bakış noktamızı bozmadan baktığımızda, yukarıda kısmen açıkladığımız nedenlerden dolayı Düzce'de birincilik getirecek unsurların tamamı tüm gerçekleriyle birlikte oluşmamıştır YRP açısından...

Gerek aday ve gerek çok yakın geçmişteki ittifak görüşmeleri buna engel olan nedenlerden biri olabilir.

 Elbette daha çok nedenler vardır ki her biri çok uzun tahliller gerektirir. Başkan adayının çok az dahi olsa Düzce ile bir ilişiğinin olmaması YRP açısından en büyük olumsuzluklardan biri olarak görülmektedir.

Bu durumda YRP seçmeni ne yapsın Düzce'de?

Gelelim hem genel hem yerel iktidar partisi AK PARTİ ve başkan adayının durumuna...

Bilinen şeyleri tekrar edecek değilim.

Öncelikle şunu belirteyim...Cumhurbaşkanımız dahil tüm siyasiler ikinci üçüncü bir dönem şansı isteyegelmişlerdir. Yerelde mesela eski Başkan Ruhi Kurnaz Bey gerek tasarruf tedbirleri ve gerekse yüzyılın depremleri nedeniyle hizmet süresi eksikliğinden şikayet etmektedir. Tıpkı ikinci dönemi ortalarında istifa ettirilen Mehmet Keleş beyin süre yetmezliği şikayeti gibi...42 yıl kamu hizmeti yapmış ve buna rağmen hâlâ süre-zaman sitemi olan şahsım gibi...

İşte bu insani bir durumdur belki de zaaftır.

Ancak çok önemlidir.

İşte bu noktada Düzce'mizin mevcut Belediye Başkanı olan Dr. Faruk ÖZLÜ beyin durumu, mazereti geçerli olan bir özel durum arz etmektedir. Zira başkanımız bir dönemi dahi kullanmamıştır çünkü bilindiği gibi korona salgını 2,5 yıla yakın sürmüş olup hem fiziki eylem hem ekonomik ve hem de psikolojik büyük yıkımlara neden olmuştur.

Bu arada ülkemizin boğuştuğu ekonomik kriz in ilimize yansımasının etkileri izahtan varestedir.

Buna rağmen eski bakan yeni başkanımız gerçekten üstün vasıfları ve gayreti ile çok şeyin üstünden gelmiş ve inanılması güç başarılı hizmetlere imza atmıştır.

Onları burada izah edecek zaman değil ...Bugüne kadar anlatılmış olmalıdır.

İşte şimdi bırakın ikinci dönem başkanlık talebini birinci dönemde zayi olan sürenin ikmali ayrıca yapılacağı vaat edilen 100 proje in ifası açısından ama daha çok vaatlerini gerçekleştirebilme vasıf ve kabiliyeti açısından baktığımızda Faruk ÖZLÜ beyin destek talebinin haklı ve hak edilmiş bir talep olduğu görülmektedir

Ancak; bu arada AK PARTİ açısından bazı noktalara dikkat çekmek zorundayız. Ülkemizde maalesef bence yanlış bir anlayış vardır ki o da şudur; sürekli rakibi, ötekini eleştirmek hatta kötülemek ama kendini sorgulamamak...Gerek şahıs gerek kurum olarak bu yönümüz maalesef zaafımızdır.

Demek istediğim şudur kısaca iktidar partisi ve unsurları; yeni yükselişe geçen bir parti ve onun Düzce ile en ufak bir ilgisi olmayan adayı ve eski başkan olup bir anlamda yaralı olan bir başkan adayı-üstelik parti değişikliklerine rağmen- nasıl olur da bu kadar siyaseten tehdit seviyesine yaklaşabilir sorusuna cevap aramalıdırlar.

Onlar araya dursun biz konumuza dönelim ve   birçok özellikleri ile farklı bir konuma ve avantaja sahip olan Dr. Faruk ÖZLÜ beye hem 1.dönemini tamamlama hem de 2.dönem şansı verilmesi konusunu ortaya koyalım.

Şimdi sorumuz şu,

 AK PARTİ seçmeni bu durumda ne yapsın değil DÜZCELİ SEÇMEN BU DURUMDA NE YAPSIN?

Elbette bu seçimde sadece başkanlık seçimi değil...Belediye meclis üyeleri ve İl genel meclis üyeleri seçimi de söz konusu...

Ve bunlar da çok ama çok önemli...

Muhtarlık seçimleri ile beraber tabi...

Değerli dostlarım elbette seçim hür iradeye dayalı olmalıdır.  Demokrasi bunu gerektirir.

Kullanılacak üç oyun her biri için ayrı fikri olana saygı duyarım.

Şahsen tüm bu tahliller sonucunda başkanlık makamı için mantıklı tercihin Dr. Faruk ÖZLÜ bey olacağıdır.

Oy oranları veya tanıtımları az diye diğer partileri görmezden gelmeye öteden beri çok kızarım ancak yazı zaten uzun oldu...Kusura bakmasınlar lütfen...

Hak ettikleri ölçüde demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan tüm partilere ve çoğu dostumuz arkadaşımız olan üye ve adaylarına en kalbi duygularla başarılar dilerim.

Rabbim en hayırlı olacak olana nasip eder inşallah...

Sonsuz saygı ve sevgilerimle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Çelebioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?