Ramazan ayının son haftası

On bir ayın sultanı ramazan ayının son haftasına girdik. Ne çabuk geçti günler değil mi? Üç hafta nasıl geçti anlayamadık.

Önümüzdeki haftanın Çarşamba günü bayram… Mübarek ramazan ( şeker) bayramının ilk günü olacak.

Ramazanın ilk günü çok neşeli ve mutluyduk. Çünkü ramazan ayı demek bereket ayı demekti.

Ramazan ayında yaşanan mutluluk hiçbir ayda yaşanmıyor. Ramazan ayında yaşanan o tatlı telaşe hiçbir ayda yaşanmıyor.

Bir ay boyunca herkes evinin yolunu tutuyor. Herkes aynı saatte yemek yiyor. Ramazan ayında herkes bir araya geliyor.

Eş, dost, akraba ve aileler ramazan ayı boyunca hep bir arada oluyorlar. Ramazan olmasaydı herkes bir araya gelemezdi.

Ramazan ayında yaşanan o tatlı telaşe her şeye bedel. Akşam üstü yaşanan o telaşe her şeye değer.

Fırınların önünde uzun kuyruklar oluşuyor. İftar vakti herkes evine sıcak ide getirme derdine düşüyor.

Tatlıcıların mesaisi hiç bitmiyor. Ramazan ayının iki değerli yiyeceği tatlı ve pideden oluşuyor.

Kasaplara gidenler ve gidemeyeneler var. Bu yüzden kasaplar eskisi gibi iş yapamıyor. Ama tatlı ile pide her eve giriyor.

Bir çok kurum ve kuruluşlar koliler dolusu yardımlarda bulunuyorlar. İşadamları bütçelerine göre erzak dağıtıyorlar. Yardım sevenlerin bu yardımları bir çok aileyi sevindiriyor.

Boşuna demiyorum ramazan ayı demek bereket ayı demek. Hele hele akşam üstü pişen o yemeklerin kokusu yok mu? Her evden mis gibi kokular etrafa yayılıyor.

Ramazan ayında iftar verenler var. Akrabalar birbirlerine iftar vermek için evlerine davet ediyorlar.

Sabahtan öğlen vaktine kadar suskun ve bitkin olanlar öğleden sonra canlanıp harekete geçiyorlar.

Zira alışveriş telaşı başlıyor. Koşuşturmaca başlıyor. Herkes ellerinde telefonla evini arıyor. ‘’Alo eve ne lazım?’’ ‘’Alo bir şey lazım mı?’’ diyor.

Ramazan ayında vücutlarımız dinleniyor. Organlarımız kendine geliyor. 11 ay harıl harıl çalışan organlarımız bir dinlenme fırsatı buluyor.

Ramazan ayının en kötü tarafı ise trafik çilesi…

Akşam üstü bütün yollar tıkanıyor. Herkes evlerine gitmek için birbirleri ile çıldırmışçasına yarış ediyorlar.

Kuralları hiçe sayıyorlar. Herkes birbirinin önüne geçmeye çalışıyor. Kornalar hiç susmuyor. Ve sonuç iyi olmuyor.

Birbirlerine el kol hareketi yapanlar oluyor. Aracından inip kabadayılık yapanlar var. Haksız olmasına rağmen haklı çıkmaya çalışanlar var. Halbu ki herkes evine gitmeye çalışıyor. 3-5 dakika geç kalsanız ne olur?

Efendim ramazan ayının en güzel anına geldik. Masa başında ezan sesini duymak için sabırsızlıkla bekliyoruz.

Ve o an geliyor. Hoca Allahü ekber dediği an dünyalar bizim oluyor. Saatlerce aç ve susuz beklemenin mükafatını alıyoruz. Ezan sesi ile oruç tutanlar ve tutmayanlar bir oluyor.

Ve dakikalar geçtikçe soframızda bulunan çeşit çeşit yiyeceklerle doymaya başlıyoruz. Ardından milli içeceğimiz olan çayımızı yudumluyoruz.

Daha kim tutar bizi ramazan ayından bir gün daha bitmiş oluyor. Yarına Allah kerim diyerek sofradan kalkıyoruz. Allah’a verdiği nimetlerden dolayı şükrediyoruz.

Böylece ramazan ayının son haftasına girmiş oluyoruz. Organlarımız dinlenmiş, masraflarımız azalmış, bereketimiz artmış şekilde bayram hazırlıklarına başlıyoruz.

Allah hepimize nice ramazanlar ve bayramlar göstermeyi nasip etsin.

Esenkalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Köseer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?