Heba ettiğimiz tarımsal varlıklarımız

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için beslenmeye, beslenebilmemiz için gıdaya, gıda için tarıma, tarım yapabilmek için toprağa ihtiyaç vardır. Tarıma elverişli toprakların ve varlıkların korunması ulusların en temel ve vazgeçilemez görevlerinden biri olup savunma sanayii ile birlikte milli güvenlik sorunu olarak değerlendirilmelidir. Sanayide gelişmiş olsa dahi tarıma gereken önemi vermeyen kendine yetmeyen ülkeler tarımsal ihtiyaçları açısından başka ülkelere bağımlı olduğundan güvende olamazlar. Tarımı önemseyen gereken değeri veren ülkeler istikrarlı bir şekilde kalkınabilmeyi ve söz sahibi olabilmeyi başarmışlardır. Örnek vermek gerekirse çöl topraklarını verimli hale getiren İsrail ve deniz seviyesinin altında olan Hollanda. Bu iki ülke ciddi yatırımlarla tarımda ve sanayide söz sahibi olabilmişlerdir.

Ülkemizin bulunduğu coğrafyada tarıma, hayvancılığa, sanayiye elverişli birçok alanlar bulunmakta olup Düzce, ovasıyla ormanlarıyla tarım, ormancılık ve hayvancılık açısından paha biçilemez çok kıymetli bir konuma sahiptir.

Kafkaslardan ve Balkanlardan Düzce’ye göç edenler temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için akarsu civarlarını yerleşim alanı olarak seçmişler tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sağlamışlardır. Mevsimsel olarak debisi yükselen ve yataklarını sık sık değiştiren melen ve derelerin mahsullere zarar vermesi üzerine yerleşik halk ilkel şartlarda imece usulü ile Kilometrelerce uzunluğunda su arkları açmış, tarım alanlarını genişletmiş su ile çalışan değirmenler kurarak elde ettikleri ürünleri buralarda öğütmüşlerdir.

Düzce çiftçisine ekonomik anlamda ilk gelir getiren ana ürünler yerli tütün, fındık, piliç tavuk yetiştiriciliği, orman emvali ve hayvancılık yer almış zamanla çeşitlilik artmıştır. Düzce çeltik ve hayvansal yem bitkilerin yetiştiriciliği konusunda uygun iklime ve verimli topraklara sahiptir.

Tarım, ormancılık ve hayvancılığın geliştirilmesi için geçmişte doğru adımlar atılarak Düzce’ye ciddi yatırımlar yapılmıştır.

İlimiz tarım arazilerinin sulanması ve taşkınlardan korunma amacıyla Küçük Melen Çayı üzerinde 1965 yılında Hasanlar Barajı yapımına başlanıp 1972 yılında bitirilmiştir. Bu baraj ve su havzasına sonradan elektrik üretilmesi için Hidroelektrik Santralleri kurulmuştur.

Düzce Ovası havzasındaki tarım alanlarının sulanabilmesi için Hasanlar Barajının hizmete alınmasıyla beraber Düzce Merkez Gürcü Çiftlik Köyünde 1975 yılında Sulama Regülatörü ve Düzce Ovasına su veren 27 Km. uzunluğunda sağ sahil, 27 Km. uzunluğunda sol sahil olmak üzere toplam uzunluğu 54 Km. olan 2 adet ana kanal yapılmıştır.

Düzce’de halen faaliyetini sürdürmekte olan Pekintaş adlı firma tarafından üretilen 70’lik,100’lük, 135’lik, 180’lik, 230’luk, 450’lik, 600’lük, 800’lük ve 1000’lik kanaletlerle Düzce Merkez, Beyköy ve Konuralp bölgeleri, Çilimli ve Cumayeri İlçelerindeki tarım arazilerine ana kanallardan sulama suyu götürülmüştür. Döşenen kanaletlerin toplam uzunluğu yaklaşık 800 Km. olup bu tesislerin geçtiği arazilerin tamamı Devlet Su İşleri tarafından kamulaştırılmıştır.

Fındık tarımının geliştirilmesi için kurulan Fiskobirlik, Şeker Pancarı yetiştiriciliği için kurulan Pancar Kooperatifi ve diğer tarımsal kalkındırma kooperatifler ve birlikler ile Düzce’nin tarımda söz sahibi olma yönünde önü açılmıştı.

2018 yılı Düzce Çevre Durum Raporuna göre işlenen tarım arazilerimiz 74.854 hektar olup 30.000 hektarlık kısmı sulanabilir durumda bulunmasına rağmen ancak 12.092 hektar tarım arazisi sulanmaktadır.

Maalesef ülkemizde merkezi yönetimler tarıma elverişli toprakların ve varlıklarının korunması konusunda zamanında radikal kararlar alamamışlar stratejilerini bunun üzerine kurmamışlardır. Tarım, sanayi, turizm politikaları ve yatırımları bilimsel değerlerle yürütülmediğinden tarıma uygun araziler başka amaçlarda kullanılmış geleceğimiz ipotek altına alınmıştır.

Düzce Ovası, akarsuları, ormanları ve doğası ile adeta tarım yapılması için yaratılmış nadir bir konuma sahiptir. Doğanın Anayasası niteliğinde koymuş olduğu kuralları sert ve ağır bir şekilde depremlerle, sellerle hatırlatmasına rağmen meydan okurcasına alınan kararlar ve yerel yönetimlerin popülist uygulamaları ile ne yazık ki Düzce ovası sanayi ve yerleşim alanı olması tercih edilmiştir. Düzce’mize geçmişte yapılan ve hepimizin sahip çıkması gereken tarımsal yatırımlar bu ısrarlı uygulamalar neticesinde kaderleri ile baş başa bırakılmış atıl duruma terkedilmiştir.

Düzce Ovası için bahsettiğimiz bu durumlara benzer uygulamalar ülkemizin birçok tarıma elverişli alanlar için geçerli olup şu an yaşadığımız sebze, meyve ve gıdadaki sorunların ana kaynağı şüphesiz ki geleceği düşünmeden alınan kararlar ve uygulamalardır.

Merkezi yönetimler tarıma elverişli toprakların ve varlıkları korunması konusunu zamanında milli güvenlik sorunu olarak benimseyip Anayasal güvence altına alsaydı, Düzce ovasının kalbi olan verimli toprakların ortasından D-100 karayolu, E-80 Anadolu otoyolu geçirilemez, sanayi bölgeleri kurulamazdı. Tarımsal varlıklara ve çevreye olumsuz etkileri olan fabrikalar kurulamazdı. Düzce’nin sebze ihtiyacını karşılayan Köyler Mahalle yapılarak imara açılmak suretiyle betonlaştırılamazdı. Çocukluğumuzda içtiğimiz dere ve melen yataklarındaki akarsular kirletilmezdi. Hava ve çevre kirliliği konuları gündemimizde olmazdı. Deprem ve sel felaketlerinde bu kadar can ve mal kayıpları yaşanmazdı. Daha birçoklarını sayabileceğimiz Allah’ın bir lütfu olarak tarım için insanoğluna emanet edilmiş bu güzide Düzce ovasına ihanet etme yarışına girmezdik.

Geldiğimiz bu noktadan sonra tarıma ve doğaya adanmış bu toprakların feryadını görüp duymak, duyarlılık oluşturmak ve dikkat çekmek için Düzce Üniversitesi bünyesinde ki Ziraat Fakültesi, Ormancılık Meslek Yüksekokulu, Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM), tarımsal sivil toplum örgütleri ve benzeri kuruluşlara çok büyük sorumluluklar düşmektedir.

Son olarak toprağımızı ele, sele ve yele vermeyelim diyor esenlikler diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Dursun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?
Tüm anketler