Tercihler

'Nasıl yaşarsanız, öyle yönetilirsiniz' kaidesi tarihte birçok zaman milletlerin gidişatına yön vermiştir. Öyle ya, bu ülkeyi yönetenler bizim içimizden çıkıyor. Bizim önceliğimiz neyse, seçtiklerimizin önceliği de o olacaktır. Şöyle bir örnek vererek konuyu canlandırmak gerekirse; babasından kendisine bir dönüm tarla miras kalan şehirli kaç tane genç, o toprağı üretim için kullanır. Yoksa o tarlayı satıp, eline geçen parayı tüketir mi?

Üretmeyen insan tüketir, en çok da kendisini tüketir. Kaynayan suyu, onunla bir çay demlemek veya bir yemek yapmak için kullanırsanız, o su başka bir şeye fayda sağladığı için tükenmemiş olur. Ancak kaynayan suyu, hiçbir üretimde kullanmazsanız; bir zaman sonra buharlaşarak yok olacaktır. İnsan hayatı da böyle geçip gidiyor. Millete-memlekete faydalı olma derdini taşıyanlar yükseliş yaşar. Ancak gayesi sadece kendi keyfi olanlar, tükeniş içinde kalır.

Seçim sonucunu belirleyen en önemli faktörün, bu zamanda sadece toplumun geçim sıkıntısı olduğu düşünülüyor. Halbuki çok değil iki sene öncesinde pandemi döneminde, önceliğimiz sağlık sistemimizin sağlam duruşuydu. Ve bir gün gelecek insanlar anlayacak ki; bu hayatın vazgeçilmezi, huzur olmalıydı. Gönüllerin azığı, ruhun gıdası, manevi hâlimizin ne durumda olduğunun daha çok önem kazanması gerekir. Gönül evin harap olmuşken, 200 metrekare evde otursan kime ne faydası olur.

Toplumların ahlaki durumu, bireylerin birbirine etkilemesi ile kendine yön tayin eder. Birçok kişi iyi veya kötü arasında gider gelir. İyi olmanın en kolay yolu, iyilerle beraber olmaktır. Bir zamanlar tereyağ satan yaşlı bir adam varmış. Bu adamdan devamlı alım yapan bir bakkal sahibi bir gün merak edip tereyağını tartıyor ve 900 gram gelince hayretler içerisinde yaşlı adama neden böyle eksik sattığını soruyor. 'Efendim evdeki terazimde ağırlık olarak sizden aldığım 1 kg şekeri kullanıyorum, nereden bilebilirdim ki eksik sattığınızı' ibretlik cevabını veriyor yaşlı adam. Bunun için bu ülkede yaşanan birçok olayda, aslında kelebek etkisi yaşanıyor. Daldaki kelebeğin kanadını çırpması ile kurumuş bir yaprak yere düşüyor ve toprağa karışarak başka canlıların döngüsünde yer alıyor.

Bizler bu alemin çekirdeğiyiz. Sevince dünyayı güzelleştirebilen, kainatın sahibinin muhabbetini bu aleme yansıtabilen varlıklarız. Değerimizi anlayıp, gönüller alıp gönüller vermeliyiz. Yoksa daha çok hesap makinesi ile ömür geçiririz. Sonuç olarak, madde dünyasındaki tüketim yarışından uzaklaşıp, daha fazla ailemize, sevdiklerimize yoğunlaşacağımız bir hayata öncelik verirsek, inanıyorum ki; bizim seçtiğimiz kişiler de bu memleketin insanlarının bu hâlini görüp onların gönlüne girmeyi, her türlü dünyevi hırstan daha çok ön planda tutacaklardır. İşte böyle bir vatan da bir zamanlar, Fatih Sultan Mehmet Han'ın İstanbul sokaklarında tebdili kıyafet ile dolaşmaya çıktığında 'komşum da siftah yapsın, biraz da ondan alışveriş yapın' şuuruna erişecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serkan Özkul - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?
Tüm anketler