Vaki olanda hayır vardır!

Sevgili dostlar; bir yerel seçimi daha geride bıraktık. Ülkemizin bütünü, 85 milyon açısından baktığımızda, her birimizin sandıkların açılacağı andan itibaren ileriye dönük umduklarımız ve korktuklarımız vardı. Saat 12.00 civarında oyumu küçük oğlumun mezunu olduğu Erenköy Fehmi Ekşioğlu ilkokulunda kullanmıştım.

Dikkatimi çeken en önemli husus; herkesin sükûnetle sırasını beklemesi ve birbirine yönelik sergilemiş oldukları nezaketle birlikte oyunu sandığa atarken oyunu kullanan şahsı, sandık görevlileri başta olmak üzere orada sıra bekleyenlerin “Hayırlı olsun” cümlesiyle onu tebrik etmesi ve sandıktan çıkacak olan sonuca saygısını, daha sandıklar açılmadan dolaylı olsa da ifade etmiş olmalarıydı.

Sandıklar açılıp sayıma geçildikten sonra dikkat çeken en önemli husus ise seçime iştirak oranının düşük olması idi. Bir yıl önce yapılmış olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili genel seçimlerinde katılım oranı %90’lara dayanmışken 31 Mart yerel seçimlerine iştirak oranı yüzde 78’de kalmıştı.

Anlaşılan vatandaş, sandığa gitmeyerek zımnen de olsa bir şeyler söylemek istemiş…Elbetteki arif olan anlar; nitekim sayın cumhurbaşkanımız seçim gecesi Ankara’da yapmış olduğu balkon konuşmasında “Milletin iradesi sandıkta tecelli eder, millet sözünü sandık yoluyla söyler, siyasetçilere mesajını sandık vasıtasıyla iletir” demiş, kısacası milletin mesajını aldığını açıkça ifade etmişti.

14-18 Mayıs seçimlerindeki zaferimizden 9 ay sonra maalesef yerel seçim imtihanından umduğumuz sonucu alamadık” diyerek sözlerine devam eden sayın Erdoğan son iki aylık dönemde 52 farklı il merkezini ziyaret ettiğini, halkla bütünleşip kucaklaştığını, ama neticenin yine de böyle olduğunu ifade ettikten sonra “Her olanda bir hayır vardır” diyerek halkın kararına, sandıktan çıkan millet iradesine asla hürmetsizlik göstermeyeceğini, sandıktan çıkan millî iradeden gereken dersi alacağına vurgu yapmıştı.

Bu arada seçim atmosferinden yararlanıp toplumsal sosyal barış ve huzur ortamını bozmak isteyenlere de, “”biz hükümet olarak, şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da, milletimizin oyuyla seçilmiş bütün yerel yöneticilerimizin, şehirlerinin hayrına yapacakları hayırlı işlerde kendilerini desteklemeye devam edeceğiz” diyerek gereken cevabı vermişti.

 MERAKLISI ÇOK!

Bilhassa tarafsız olduğunu iddia eden bazı düşünce kuruluşları ve yazarlar, Ak Parti’nin gerileyen oylarına bir sebep bulmaya çalışmaktalar. Elbetteki burada en önemli etken ve amil, küskün iradelerin sandığa gitmemiş olmalarıdır. 14 Mayıs Genel seçimlerinde kullanılan oy oranı %87 iken 31 Mart yerel seçimlerinde sandığa yansıyan oy oranı %78’de kaldı. Arada neredeyse %10’a yaklaşan bir fark var.

31 Mart yerel seçimlerinden umduğunu elde edemeyen Ak Parti, bu %!0’a yaklaşan kaybını, şu anda fiilen elde etmiş olduğu %35’lik sonuca ekleyerek kendini teselli edebilir. Fakat kırılan gönüllerin eski haline getirilmesi her zaman kolay olamayabilir. Elbetteki umulmadık orandaki bu düşüşün tek sebebi, beklediği oranda aylık gelirlerinde yapılan bir iyileştirmeye şahit olamayan dar gelirli ve emekli vatandaşlarımız değildir. Bu arada ekonomideki genel gidişatı olumsuz bir şekilde etkileyen salgın hastalık, Ukrayna-Rusya savaşı ve 6 Şubat depreminin sebep olduğu dahilî-haricî olumsuzlukların etkisi de büyüktür.

Bütün bunların yanında hiç unutmamamız gereken husus; bu seçimlerin bir yerel seçim olduğu gerçeğidir. Yerel seçimlerde, milletin önüne çıkaracağınız adayın olmazsa-olmaz niteliğinde taşıması gereken birinci özellik, o adayın yerelde halkın gönlünde yer etmiş, davranışlarıyla, ortaya koyduğu karakter ve hareket tarzıyla sandık başına gidecek olan kitle ile bütünleşmiş, onların saygınlığını kazanmış bir şahsiyete sahip olması gerekir. Dolayısıyla sandığa giden yolda halkın karşısına, halkın gönül terazisinde ağır basacak, halkın değerleriyle bütünleşmiş, halkın sevgisini kazanmış şahsiyetlerle yola çıkmak gerek. Kısacası yanlış adaylarla değil.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus, yerelde sandığa giden yolda yarışa iştirak eden siyasi oluşumların, o mahalde kendilerini temsil eden teşkilat mensuplarının halktan uzak olmaması, halka tepeden bakmaması,  halkın değerlerini bilfiil gönülden yaşayarak halkla bütünleşmesi,beklenilen başarının en başta gelen  saik ve sebebidir.

Ben acizane Parlementoda bu aziz milleti temsil ettim. Dolayısıyla ben halkımı çok iyi tanıyorum. Halk yereldeki yöneticisi ve teşkilat mensubu ile iç-içe olmak ister. Hele-hele dışlanıp, görmemezlikten gelip kendisine yukarıdan bakılmasını asla affetmez. Onun, özenle isteyip her zaman göz önünde bulundurduğu tek husus; saygınlığının kabul edilip, muhatabına karşı eşitliğinden asla ödün vermemektir. O, bu özelliğinin adını koymuştur; “Dikleşmeden, dik durmak.”

Hiç unutmam, hep kulaklarımda çınlar, o vekillik dönemimdeki halkımın  çağrıları; “vekilim ne olur, gel bir çayımızı iç” şeklindeki anadolu insanının ruh yapısını yansıtan o samimi davetleri… Onlar benden ne yol, ne su, ne de asvalt istemiyorlardı… Gel, masamıza otur, çayımızı iç, bizi onurlandır diyorlardı. Sayın Erdoğan’ı yücelten , onu halkın sevgilisi kılan en önemli özelliği nedir, biliyor musunuz! Onun, yolda yürürken bir taksi durağına uğrayıp onlarla birlikte çayını yudumlaması veya çatkapı bir vatandaşımızın zilini çalıp hanesine misafir olması, bağdaş kurup onların sofralarına oturması ile sübuta  eren ve bütün dünyanın şahit olduğu o tevazuu ve alçak gönüllülüğüdür.

Kısacası, yanlışı millette değil kendimizde arayacağız ve mutlaka kendimizi hesaba çekeceğiz. Sonuç olarak ya toparlanacağız, ya da buz misali eriyip giderek, bu asil milleti tekrar Batı’nın taşeronu CHP’ye teslim edeceğiz.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Celal Erbay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?
Tüm anketler