Gıda enflasyonu ile nasıl mücadele edilmeli ?

Yiyecek ,içecek , gıda maddeleri ve giyim sektörünün neredeyse tamamı,  sağlık sektörünün ise büyük bir kısmının ana hammaddesi tarımdan sağlanıyor .

Türkiye açısından bakacak olursak toplam milli gelirimizin % 6 sı kadarının direk tarım ürünleri hasılamız oluşturuyor olsa da dolaylı olarak ise milli gelirimizin % 30 ‘a yakınını tarıma dayalı sanayi ürünleri oluşturuyor .

Tarımın istihdama katkısı ve gıda enflasyonuna etkisini de düşünülecek olursa tarımsal üretimin önemi daha da anlaşılmış olur .

Ülkemiz tarımsal üretim açısından iklim ,stratejik coğrafi konum ,gıda ithal etmek zorunda olan ülkelere komşu oluşumuz ve kadim tarım kültürüne sahip oluşumuz gibi avantajlara sahip .

Fakat gıda maddelerindeki son yıllarda durdurulmasında zorlandığınız enflasyonu düşündüğümüzde üretim planlaması, arz talep dengesi, pazara ürün sunulması, nakliye, depolama, raf ömrü yüksek ürün gibi konularda yeniden bir iyileşme yapmamız kaçınılmaz olduğunu görebiliriz .

Ben bu yazımda daha çok kendi branşım ile de ilgili olan sebze fiyatlarının artış hızının önüne geçmek için atılması gerek bazı adımlar üzerine öneriler sunacağım .

Gıda maddelerinde yaşanan “ Yüksek enflasyon “ nasıl düşer?

1- Büyük kentler çevresinde gıda üretimi için “ Organize Kent Tarımı Bölgeleri “ ilan edilmeli. Devlet bu bölgelerde doğrudan ve basit girdi teşvikleri vermeli.

2- Sebze ve meyve depolama kapasiteleri arttırılmalı. Bu depolarım enerji giderleri objektif/ teknik koşullar sağlanarak, sübvanse edilmeli.

3- Gıda işleme ve paketleme tesislerine teşvik ve destekleme tedbirleri getirilmeli.

4- Üretilen gıda ürünlerinin nakliyesi için anlaşmalı Lojistik firmalarına yakıtta ÖTV muafiyeti getirilmeli.

5- ‘ Kooperatif Market‘ kurumunun Büyükşehirler civarında yeterli lojistik merkezleri kurması hızlandırılmalı.

6- Objektif/ teknik bir çalışma ile maliyet hesaplamaları yapılmalı. İlk beş maddede belirtilen teşvikler bir “ üretim ve tedarik zinciri” çerçevesinde verildikten sonra  yeteri kadar market/ manav ile sözleşmeler yapılmalı. Bu zincirde yeralan son satış noktaları için “ makul kar oranları” ile satış izni verilmeli.

7- Tüm üretim ve satış zincirindeki hareketler uygun bir yazılımla izlenmeli. Sözleşmelere aykırı hareket eden işletmelerden o güne kadar verilen tüm teşvik ve destekler tahsil edilmeli.

8- Ülkenin ihtiyacı olan tüm gıda ürünleri için “ üretim Planlamaları” yapılmalı. Eksik kalacak ürünler için dost ve güvenli ülkeler ile ( örneğin Türk Devletleri Teşkilatı ) ortak tedarik ağı kurulmalı.

 Kısaca tarım ve tarımsal üretim üzerine biraz daha ehemmiyetle durulup tedbirler alabilirsek gıda enflasyonunu da durdurabiliriz .Avrupa’da birinci , Dünya ‘da ise yedinci sırada tarımsal hasılaya sahip olan mümbit Anadolu topraklarımız bu potansiyele fazlasıyla sahip .

Sağlıcakla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar ALİ UZUN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?