“Üç hikâye”

    Bu kitapta Yazar Hayrullah Altay’ın, okuyucuyu kendi iç dünyasıyla baş başa bırakıp Cumhuriyetin ilk yıllarına yolculuğa çıkardığı bir dönemi bulacaksınız.

    Belki de hemen herkes yakın geçmişiyle yüzleşip kendi çevresinden pek çok yaşanmış gerçek olayın öyküsünü bu kitapta bulacak.

 Kitap aynı zamanda bize yakın siyasi tarihimizi hatırlatıp toplumsal hafızamızı uyandırıyor.

“Göze geldi. Nazar değdi. Belki de âh aldı.

Cayır cayır yandı.” diye yazıyor satırlar.

“Albenisi, ihtişamı, güzelliği, görkemi, yarım saat, bilemediniz bir saat içinde kül oldu.

Sadece tanıklarının hayallerinde kaldı.”

 “Yanışına yanmıyordu da, bağrında bir canın gidişine, yok oluşuna, bıraktığı acılara, çığlıklara, sızlayan vicdanlara yanıyordu. İki yaşındaki Rahmi’ye yanıyordu.”

“ Aslında yaşanılası olan hayatın, demir kafesler içine hapsolmuş anlayışların çığlıkları arasında, cehaletin, anlayışsızlıkların, egoların, ihtirasların, öfkelerin, hasetliklerin cirit attığı bir dünyada nasıl çekilmez hâle geldiğine yanıyordu. Dağılan yuvaya yanıyordu.

(Yazmadaki Düğüm)” diyor Yazar ve ekliyor;

“Elinizdeki kitap, geçtiğimiz yüzyılın ortalarında,

ülke insanının köylerden şehirlere aktığı dönemlerde, üç ayrı zamanda ve üç ayrı coğrafyada yaşayan insanların hayatlarından kesitler sunuyor.” Okuyucusu bol olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Harun Agah Altay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?