Sürgünün 80. Yılında Ahıskalı Türkler!

Sevgili dostlar; bundan tam 80 yıl önceydi, takvimler 14 Kasım 1944’ü gösteriyordu. Sovyet hükümeti Ahıska Bölgesinde yaşayan yaklaşık 92 bin üç yüz ile 95 bin arasındaki Müslüman Türk’ü zorla evinden yurdundan kopararak hayvan sevkiyatında kullanılan vagonlara doldurup,  Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’a sürmüştü.

Sürgüne tabi tutulan kardeşlerimiz zorla çalıştırılmak üzere gittikleri yerlerde özel birimlere yerleştirilmişlerdi. Sürgün sürecinde kendilerine reva görülen insanlık dışı muameleler sonucu en az 12 bin ile 15 bin arasında kardeşimiz heder olmuştu. Ahıska Türklerinin sınır dışı edilmesi Stalin’in emriyle gerçekleşmişti. Yine onun emriyle Türklerden boşalan Ahıska toprağına 32 bine yakın Ermeni yerleştirilmişti.

Stalin’in ölümüyle iş başına geçen Sovyet lideri Krusçev, Stalin’in çeşitli etnik grupları sürgün etmesini kınadığını beyanla, her ne kadar bu insanlık dışı uygulamayı tersine çevireceğini ifade etmiş ve ifadesi doğrultusunda onları sürgün edildikleri yerlere yeniden yerleştirmiş idiyse de Ahıska Türkleri ile Kırım Tatarlarını, bu uygulamanın dışında tutmuş ve onları sürgünde kalmaya mahkum etmişti.

Sovyetler Birliği’nin son yıllarında Özbekistan’ın Fergana Vadisi’nde yaşayan Ahıska Türkleri; 1989 yılında provokatif vasıflı, bölgede çıkarılan ince ayar bir etnik  gerilim sonucu Özbekistan’dan, Rusya, Ukrayna ve Azerbaycan gibi ülkeler ikinci bir göçe mecbur tutulmuşlardı.

İşte ben, 1993-96 yılları arasında Bakü Devlet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin kurucu dekanlığını deruhte ederken Ahıskalı öğrencilerim Ahmet Niyazov ve Yusuf Seferov’un şahsında Ahıska Türkünü tanıdım, onların mümtaz karakter, seciye ve ahlakına muttali oldum. Ondan sonra da onların derdini dert edinip, acılarının ortağı oldum.

Bakü’den Türkiye’ye döndüğümde üstlenmiş olduğum Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ana Bilim Dalı Başkanlığı sürecinde, başta Azerbaycan olmak üzere, diğer ülkelerden gelen Ahıska kökenli kardeşlerimizle daha yakından ilgilendim. Bilhassa onları, lisans sonrası, Yüksek lisans ve Doktora programlarına başvurmaya teşvik ettim.

Milletvekilliğim döneminde de, TBMM Gürcistan Dostluk Grubu Başkanlığını üstlenerek, vatan hasreti içerisindeki kardeşlerimin AGİK kararları doğrultusunda Ahıskaya dönmelerine yönelik etkin faaliyetlerde bulundum. Vekillik sonrası akademik hayata döndüğümden, bugüne kadar Ahıskalı talebelerimle irtibatım hep devam etti.

BİZLERE BUGÜNLER’i GÖSTERENE HAMD OLSUN!

  25 Nisan 2024 Perşembe günü idi, Ahıskalı talebem Yahya Kemaloğlu’ndan bir davet aldım. Talebem Kemaloğlu beni, “Ahıskalı Gönüllü Eğitimciler Birliği Derneği” adına, Sürgün’ün 80. yılı anısına 4-5 Mayıs 2024 tarihlerinde, söz konusu Dernek ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi tarafından birlikte düzenlenmiş olan I. Uluslararası Ahıskalı Öğrenciler Sempozyumu’na davet ediyordu.

İki gün süreyle devam eden sempozyumda yedi oturumda tam 29 tebliğ sunuldu. Tebliğ sunan gençlerden yirmi beşi, muhtelif ülkelere dağılmış olan ve hayatlarını oralarda devam ettiren Ahıskalı kardeşlerimiz idi. Diğer beşi ise Azerbaycan, Kırgızistan ve Gürcistan’ın Acara ile Borçalı bölgesinden Ahıska davasına gönül vermiş yiğitlerden oluşuyordu.

Tebliğlerde öz yurdundan sürülmüş, şu anda 10’u aşkın ülkede, vatana dönüş hasretiyle yanıp tutuşan AHISKA TÜRKÜ’nün, özünü muhafaza ederek sevdasına kavuşma yolunda karşılaşması muhtemel Eğitim, Hukuk, Siyaset ve Kültür içerikli sıkıntıların çözüm yolları ve hal çareleri etraflıca ele alınıp gerekli önerilerde bulunuldu.

Böylece, sürgünde vatandan uzakta kalmanın hüznüne rağmen Ahıskalı gençler; dimdik kendi ayaklarının üzerinde durabilmenin, öz değerlerinden almış oldukları güç ve kuvvetle istikbale umutla bakabilmenin en güzel örneğini vermiş oldular.

Mü’min muvahhid Türk evladından beklenen işte bu şahsiyet ve dik duruştur. Talebelerimi kutluyorum. Bu yolda onlara omuz veren resmî, sivil bütün kuruluşları tebrik ediyorum. Herkes müsterih olsun,  bu tekerlek asla tümsekte kalmayacaktır.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Celal Erbay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart Düzce Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyunuzu hangi adaya vereceksiniz?