Kira artışlarının önüne geçilemiyor

  • 30.03.2022 10:08

HER gün zamla uyanıyoruz. Hatta her akşam yatarken zamla yatıp sabahları zamla kalkıyoruz. Zam yaşamımızın bir parçası oldu.

Devlet olarak bu zamların önüne geçemiyoruz. Rahmetli Turgut Özal zamanında her gün zamla uyanırdık. Rahmetli Özal çok çalışkan ve yeniliklere kucak açan bir liderdi. Otobanlar yaptı, elektriksiz köy bırakmadı. Hatta Rahmetli Özal’ın vatandaşlara, fiş biriktirin sizlere vergi iadesi olarak para vereceğim dediği zamanı hiç unutmuyorum.

Mersin’de bir tören yapılmıştı. Törenin adı da Mersin Serbest Bölgesi idi. Şimdi Mersin’i unuttuk. Türkiye serbest bölgesi olduk.

Yani şirketinden, fabrikasından, üreticisinden, aracısından, tüketicisinden, esnafından, marketinden, bakkalından, büfecisinden, lokantacısından, unundan, şekerinden, ekmeğinden, kasabından, çaycısına kadar, aklınıza ne geliyorsa, tüm uyanıklar dahil olmak üzere eline fırsat geçen herkes zam üstüne zam yapıyor.

Ne zaman akaryakıta zam gelse, ne zaman dolar inip çıksa, ne zaman altın fiyatları oynasa, ne zaman bir lider açıklama yapsa, ne zaman bir savaş çıksa bizim atmacalar hemen zamları yapıştırıyor.

Berbere niye zam yaptın diyorum. Bana verdiği cevaba bakar mısınız? ‘’Abi biz malzemeleri dolar üzerinden alıyoruz.’’

Halbu ki berberlik tamamen elle yapılan bir sanattır. Sadece işçilik yapılır. Jilet ile sabun dolar üzerinden alınıyormuş ve ben güldüm.

Başka bir esnafa sordum. Sizin mallarınız zaten hep var. Durduğu yerde niye zam yapıyorsunuz dedim. Bana ne dedi biliyor musunuz? ‘’Abi herkes zam yapıyor. Biz de yapalım dedik.’’

Eyvallah kardeşim dedim. Sen de haklısın dedim. Zam yapmak Türkiye’de moda oldu. İşin içinde zam olunca modaya uyan çok oldu.

Tüm bu zamlar karşısında mülk sahipleri rahat durur mu? Dairesi ve dükkanları  olanlar maşallah zam üstüne zam yaptılar.

Hatta öyle para göz ev sahipleri var ki, eski kiracılarını çıkartmak için bin bir çeşit zorluklar çıkartarak mülkünü boşaltmasını istiyor.

Amacı ne biliyor musunuz?

Daha fazla para karşılığı kiraya verecek. Yani bazı ev sahiplerinin karnı doysa gözü doymuyor. Onlar da modaya uydular.

Bakınız Antalya’da ev kiraları 3’e katlandı. Orta kat dairelerin fiyatları 16 bin lira oldu. Yuh be demekten kendimi alamıyorum.

Antalya’da ev kiralarındaki artış şaşkına çeviriyor. Rusya’nın işgali nedeniyle ülkesinden kaçan Ukraynalıların Antalya’ya gelmesini fırsata çevirmek isteyen bazı ev sahipleri mevcut kiracılarını çıkartıyor. 1 yıllık peşin ödeme karşılığı evlerini yabancılara kiralayan fırsatçı ev sahipleri fiyatları 3 kat artırdı. Konyaaltı’ndaki binada deniz görmeyen bir ara kat dairenin kirası aylık 16 bin liraya geldi.

Ev kiralarındaki artış dudak uçuklatıyor. 29 bin Rus ve 9 bin civarı da Ukraynalının yaşadığı Antalya’da savaşla birlikte yabancıların sayısı hızla arttı. Savaştan kaçan Ukraynalıların Antalya’ya gelmesini kullanmak isteyen fırsatçı ev sahipleri de kiralar fahiş zamlar yaptı.

Kentin uzak semtlerinde bile normal büyüklükteki evlerin kiraları 10 bin lirayı buluyor. Merkeze yaklaştıkça kiralar daha da artıyor. Bir çok ev sahibi satılığa çıkardığı evlerini satmaktan vazgeçip kiraya veriyor.

Antalya’da emlak danışmanlığı yapan Serkan Şahin; ‘’5 bin liraya kiraya verdiğimiz daire şu anda 10 bin lira oldu. Yerli vatandaşa ev bulmakta zorlanıyoruz’’ dedi.

Bazı ev sahiplerinin Rus ya da Ukraynalı kiracı bulmak için yerli kiracıları evden çıkarmaya çalıştığı belirtiliyor. Satılık evlerin de fiyatı katlandı. Savaştan önce 1.5 milyon lira değer biçilen evlerin şimdi 4 milyon liraya kadar yükseldiği ifade edildi.

İpin ucu kaçtı mı? Devletin bir an önce harekete geçip denetlemelerde bulunması isteniyor. Ayrıca süper marketlerin piyasa ile alay eder gibi her gün zam yapmaları durdurulamıyor.

Bunların dışında stok yapanların sayısı artarken piyasalarda şeker, yağ gibi ürünlerin fahiş fiyatlarla satılmaya çalışıldığı iddia ediliyor.

Yine un fiyatlarında oynamalar yapıldığı belirtilirken, ramazan ayında pide fiyatlarının da beklenenden çok daha üstünde olacağı öğrenildi.

Zamları devletimiz değil halkımız kendi kendine yapmaya başladı. Kimin neyi kaça sattığı belli değil. Herkes kendi malına kendi fiyat koyuyor.

Ne kadar denetlemeler yapılırsa yapılsın zamların önüne geçilemiyor. Allah sonumuz hayır eylesin. Şükretmesini bilenden korkmayın. Karnı tok gözü aç insanlardan korkun. Hep bana hep bana diyenlerden korkun.

Hey gidi hey ben neleri tanıyor ve biliyorum.

Esenkalın…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız