Erdoğan yaşamımızın bir parçası oldu

  • 27.09.2022 09:11

BAŞTAN hemen belirteyim. Kimse bana kızmasın ve gücenmesin. Ben sadece insanların konuşmalarından, hareketlerinden, davranışlarından ve verdikleri görüntülerden esinlenerek böyle bir yazı yazmayı uygun gördüm.

Türkiye’de yaşayan 80 milyonun yanında yurt dışında yaşayan gurbetçi vatandaşlarımızı da eklersek, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a nüfusun yüzde 20’si kızıyorsa yüzde 80’i seviyor.

Kim ne derse desin görünen köy kılavuz istemez. Ben parti falan tutmam. Fanatik değilim ama vatandaşların hangi partiyi tuttuğunu çok iyi bilirim.

Her partinin bir taban oyu vardır. Bu yüzde 1’de olabilir yüzde 50-60’da olabilir. Bazı partilerin ezici oyları vardır.

Bakmayın siz vatandaşların sağda solda konuştuklarına… AKP’ye kızanların çoğu bu partiye oy verenlerdir. Başka partilere kızanlara da bakmayın onlar da kızdıkları partiye oy veriyordur.

Bir de partisi belli olanlar var. Bunlar tuttukları partiye sülalece oy veriyorlar. Yukarıda belirttiğim gibi takım tutar gibi parti tutanlar var. Bunlar her partinin taban oyu dediklerim kişilerdir.

Öleceklerini bilseler partilerinden vazgeçmezler. Liderleri iyi olsun kötü olsun onlar partilerin taban oylarıdır. Ve şu anda vatandaşlar kapalı kutu olarak görülüyor.  

Bazı yeni partiler kuruldu. Görüldüğü gibi bu partilerin de başkanları ve üyeleri var. Yani her partinin taban oyu dediğim budur.

Efendim cep telefonları bizlere anamızdan babamızdan daha yakın oldu. Yani cep telefonları yaşamımızın bir parçası oldu. Cep telefonları olmadan yaşamak bizlere ölüm gibi geliyor.

Yalan mı? Cep telefonu olmayan kim var? Hatta bazı kişiler 2 tane 3 tane cep  telefonu kullanıyor.

Yalan mı?

İşte Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’da yaşamımızın bir parçası oldu.

Ne kadar kızsak o kadar seviyoruz. Ekonomik krizlerin yaşandığı şu sıralar bile Sayın Erdoğan’a sevgiyi artırdı.

Ben parti tutmama rağmen gözlemlediğim kadarı ile bugün seçim olsa Sayın Erdoğan banko kazanır.

Sadece Türkiye’deki meseleler değil dünya ile mücadele veriyoruz. Türkiye olarak ne günlerden ne günlere geldik.

Yahu yapılanlara bir bakarsak haksızlık olur. Kapımızda 2-3 tane arabamız var. En kral yerlerde tatil yapıyoruz. En kral telefonları kullanıyoruz. Açlıktan bir kişinin öldüğünü duymadık.

Yaylalar, şelaleler, ormanlar, piknik alanları, denizler, oteller, tabiat parkları, eğlence mekanları, restaurantlar, lokantalar, işyerleri, tesisler diye say say bitmeyen yerler ağzına kadar dolup taşıyor.

Dolar yükselecek diye dolar alanlar, altın yükselecek diye kuyumcuların önünde uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlarımız değil mi?

Mağazalarda ucuz telefon ilanını duyup sabah 4’lerde kuyruğa girenler bizim vatandaşlarımız değil mi? Telefonu aldıktan sonra telefon ile kucaklaştım diyen bizim insanlarımız değil mi?

Evin babasında araba varken, eşi, oğlu ve kızı da özel araba alıyor. Bunlar bizim insanlarımız değil mi? Hala kime kızıyoruz anlamadım.

Arkadaşlar şükür etmiyoruz. Arkadaşlar şükürsüz davranıyoruz. Oldukça olsun istiyoruz. Doyumsuz bir toplum olduk. Geldikçe gelsin diyoruz. Rahatlığa çok alıştık. En ufak bir aksilik yaşarsak hemen kızıyoruz.

İşte bu rahatlığımız kaçacak korkusu oluyor. Binlerce kişi ev sahibi oluyor. Binlerce kişi işyeri açıyor. Düşünsenize binlerce kişi kira alıyor.

Türkiye’de nereye giderseniz gidiniz her yerde ışıklar parlıyor. Her taraf insanları cezbediyor. Ne günlerden ne günlere geldik.

Her yaşamın bir bedeli vardır. Hep bana hep bana alıştığımız için vermek zor geliyor. Bu yüzden kızıyoruz. Aslında herkes hayatından memnun bunu kabul etmemiz lazım.

Vatandaşların çoğu Erdoğan’a küsmesine rağmen bundan iyisi mi var demekten kendilerini alamıyorlar. Ben lafı her yerde duyuyorum.

Her yerde her zaman çatlaklar olur. Bir evin içinde bile karı koca geçinemiyor. Biz daha Allah’tan ne istiyoruz.

Daha yazacağım çok ama çok şeyler vardı. Bana ayrılan yer bu kadar olduğu için kısa kesiyorum.

Şunu unutmayalım. 6’lı masa şunu yaptı, 6’lı masa bunu yaptı, 6’lı masada aday kim çıkacak, 6’lı masa toplandı toplanacak, 6’lı masa diye diye zaman kaybı yaşanırken, sayın Erdoğan’a saygı ve sevgi daha çok arttı.

Halbu ki 6’lı masanın bugüne kadar icraat üretip, Türkiye’de şunları yapacağız, Avrupa’da bunları yapacağız demelerini beklerken onlar hala kendi aralarında ne yapacaklarını konuşuyorlar.  

Bana kimse kızmasın. Ben toplumdaki bu gelişmeleri esinlenerek bu yazıyı yazdım. İşte bu yüzden Sayın Erdoğan yaşamımızın bir parçası oldu dedim.

Aha da bugün seçim olsa sonucu görüp bana hak vereceksiniz.

Esenkalın…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız