Hayat devam ediyor

  • 29.11.2022 10:13

23 EKİM sabahı saat 4.08 sıralarında 5.9’luk depremle uyandık. Yani şiddetli bir sarsıntı bizlere vurdu gitti. Ardından artçılar devam etti. Hala da hissettiğimiz ve hissedemediğimiz artçılar devam ediyor.

Yıkıcı ve can yakıcı bir olay yaşamadık. Sadece korku, panik ve endişe içinde kaldık. Ne yapacağımızı şaşırdık.

1 gün sonra normale döndük. Bankalar başta olmak üzere devlet daireleri mesailerine kaldıkları yerden devam ettiler.

İşyerleri, lokantalar, fabrikalar, mağazalar, esnaflar işlerine kaldıkları yerden devam ettiler. Sadece okullar tatil edildi.

Kısacası hayat devam ediyor.

Yaşadığımız depremi fazla abartmaya gerek yok. Korku ve endişe içinde olduğumuz doğrudur.

Ne var ki depreme alışmamız lazım. Bilim adamlarının dediği gibi Düzce deprem bölgesidir. Düzce’de 20-25 ve 30 senede bir deprem olacağını bilim adamlarımız devamlı söylüyorlar.

Düzce’de fay hatlarının olduğunu biliyoruz. Bu vesile ile bundan sonra çok katlı binalara özen göstermeyiniz. Konforlu, lüks diye aldanmayınız. Siz siz olun canınızdan kıymetli şeylere önem vermeyiniz.

Milyonlarca lira verdiğimiz lüks evlerin içinden arkamıza bakmadan kaçıyoruz. Bu evler pahalı diye garantisi var mı? Koskocaman bir hayır…

Arkadaşlar bahçeli müstakil evler daha iyi değil mi? Tek katlı veya iki katlı evler daha iyi değil mi?

Ne işimiz var 12’li, 16’lı, 24’lü daireli binaların içinde? Üstelik dairelere vereceğimiz milyonlarca liraya tek katlı ev yapsak daha karlı oluruz.

Aha da buraya yazınız. Biz bu depremleri unutur yine tapacağımızdan geri kalmayız. Tatlı laflara inanır, edebiyat yapanların lafına bakar yine depremi unutup betonların içine gireriz.

Öyle de böyle de hayat devam ediyor. Ben sadece düşüncelerimi anlatmak istedim. Hepimize geçmiş olsun.

ZEHİR BU KADAR ZARARLI DEĞİL, TEK LOKMASI PERİŞAN EDİYOR

Fast Food yiyecekleri zararları bilinen bir gerçek. Kullanılan kanserojen maddeler yüzünden insan sağlığına zararı olan işlenmiş, trans yağlı, şeker ve sodyum oranı yüksek yiyeceklerle ilgili her geçen gün yeni bir gerçek daha ortaya çıkıyor. Araştırmacılar, bu tarz yiyeceklerin en ufak ağrıyı bile tetikleyerek vücudu sarsabileceğini, kronik inflamasyona ve yaranın geç iyileşmesine hatta yaranın daha da büyümesine neden olabileceğini ortaya çıkardı.

Fast food, şeker ve sodyum oranı yüksek, işlenmiş, trans yağlı yiyeceklerin verdiği zarar artık bilinen bir gerçek. Bu yiyeceklerin kolesterolü yükselterek kalp hastalıklarına neden olduğu, kanseri tetiklediği, obezite, felç gibi hayatı olumsuz etkileyici hastalıklara neden olabileceği biliniyor. Kötü beslenme veya obez olmak kronik inflamasyona ve ağrı duyarlılığına yol açar. Şimdi araştırmacılar, birkaç ara öğünün bile benzer hasara neden olabileceğine inanıyor.

Bir araştırmaya göre, abur cubur yemek, aslında etkisiz olabilecek ağrıları tetikleyerek insanları acıya karşı daha duyarlı hale getirebilir. Fast food’daki bazı yağlar, arterlerde kolesterol birikmesine neden olarak iltihaba yol açabilir, bu da eklem ağrısına yol açar ve insanları ağrıya karşı daha duyarlı hale getirir.

BİR KERE YEMENİZ YETER: Uzun süre obez olmanın veya abur cubur yemenin kronik ağrıya yol açabileceği iyi bir şekilde belgelenmiştir. Şimdi araştırmacılar sadece birkaç öğün ara vermenin bile hasara neden olabileceğini söylüyor. Fareler üzerinde yapılan bir araştırma, kandaki doymuş yağın, iltihaplanmaya yol açan ve sinir hasarı semptomlarını taklit eden sinir hücresi reseptörlerine bağlandığını buldu.

Süreç, kemirgenleri fazla kiloları yapmak için yeterli kaloriye sahip olmayan yüksek yağlı bir diyetle sadece sekiz hafta sonra gözlemlendi. UT Dallas’ta nörobilim profesörü olan Dr Michael Burton şunları söyledi: ‘’Bu çalışma, diyabete ihtiyacınız olmadığını gösteriyor; bir patolojiye veya yaralanmaya ihtiyacınız yok. Hastalanmak için yüksek yağlı bir yemek yeterlidir. ABD’de neredeyse hepimizin bir nokta yediğimize benzer yemekler.’’ Önceki çalışmalar, aynı zamanda obez veya diyabet hastası olan fareler ile yüksek yağlı diyetlerin ilişkisine bakmıştı.

ARAŞTIRMA NASIL YAPILDI?: Scientific Reports dergisinde yayınlanan araştırma, farklı diyetlerin sekiz hafta boyunca iki grup fare üzerindeki etkilerini karşılaştırdı. Biri normal yemek alırken, diğeri obeziteye neden olmayacak yüksek yağlı bir diyetle beslendi. Araştırmacılar kanlarında doymuş yağ araştırdılar. Yüksek yağlı diyetteki farelerin daha yüksek palmitik asit seviyelerine sahip olduğunu buldular.

Esenkalın…       

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 31.01.2023

E-Gazete Arşivi

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız