Prof. Dr. Celal ERBAY
Prof. Dr. Celal ERBAY

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı

Altı partinin 28 Şubat buluşması

  • 3.03.2022 11:44
  • (18)

ALTI muhalefet partisi aylardır “Güçlendirilmiş Parlementer Sistem” sloganıyla “İleriye Gidiş” in değil, “Geri Dönüş”ün formül ve ilkelerini belirlemek üzere bir araya gelip duruyorlardı kaç zamandır. Nihayet çalışmalarını tamamlamış olacaklar ki, ulaşmış oldukları noktaları “Mutabakat Metni” adı altında geçtiğimiz 28 Şubat Pazartesi günü kamuoyu ile paylaştılar.

Belirlemiş oldukları bu buluşma günü, geçmişe duyulan bir özlemin ifadesi mi, yoksa bu aziz milleti kökü mazide olan ruh ve manasından arındırıp, onu yabancı kültür ve kabullenişlerin eline teslim etmek isteyen ve bu süreçteki ideolojik kin ve nefretini siyasî kimliği altında gizleyen bir pratiğin, bir kere daha göz boyamaya yönelik dillendirmiş olduğu “HELALLEŞME” kurnazlığının görücüye çıktığı ilk günü müdür? Onu kestirmek biraz zor, ama zaman onu da aydınlığa kavuşturacaktır.  Boşuna dememişler; yalancının mumu yatsıya kadar yanar diye...

Onlar hangi deklarasyonda bulunursa bulunsunlar bu millet; 28 Şubatı ve onun simgelediği uygulamaları, milletin ruh ve manasını hedef alan,bizi yıkmaya yönelik, dâhilî ve harîci bedhahların inşa ve tesis ettiği plan ve projelerin pratiğe yansıması olarak kabul edip o günleri tarihinin en hüzünlü  günleri olarak, yadında hep canlı tutmaya devam edecektir.

İsterseniz o günlerde sergilenen ve hafızalardan hala silinmeyen bir kaç utanç sahnesini paylaşarak milletin hafızasını canlı tutmaya ve “hafıza-i beşer nisyan ile malüldür” deyip, kamuoyunun unutkanlığını sermaye edinenlere biraz olsun engel olmuş olalım.

 

SAHNE BİR!

28 Şubat öncesiydi, hac mevsimi gelip çatmıştı. İş başındaki hükümetin Başbakanı Hac görevini ifa etmek üzere kutsal topraklara gitmişti. Bu durumu içine sindiremeyen bir Tuğgeneral tepkisini ortaya koyarken dönemin Başbakan’ına hakaret etmiş  ve etrafındaki şahıslara hitaben, huzurda açıkça “ulan pe..venk” diyerek tarih boyunca Türk Sİlahlı Kuvvetler’inde görev ve sorumluluk üstlenmiş üst rütbeli bir subaya asla yakışmayacak şekilde, bir Başbakana yönelik bu kelimeyi kullanarak milletin huzurunda terbiye dışı tarihî bir ayıbı sergilemişti.

Gel gör ki, aradan 25 yıl geçtikten sonra, bir Başbakan’ın hacca gitmesini hazmedemeyen karakterleri yetiştiren o ideolojik yapının uzantılarıyla birlikte, hem de geri dönüş özlemi içerisinde, hakarete maruz kalan Başbakan’ın temsil ettiği partinin bugünkü Genel Başkanı, 28 Şubat 2022’de bir araya gelerek “Geri Dönüş”ün ilkelerini belirlediler... Herhalde dünyanın sonu bu değildir.

 

SAHNE İKİ!

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Hemşirelik Meslek Yüksek Okulu Bölüm birincisi Behiye Karadeniz, darp edilerek mezuniyet töreninden dışarı atıldı. Aynı şekilde İstanbul Üniversitesi öğrencisi Nuray Canan Songür, başörtüsü nedeniyle darb edilerek yaka-paça okuldan atıldı, aldığı darbeler sonucu hamile olan Nuray bebeğini kaybetti...

 

SAHNE ÜÇ!

Bütün bunlardan daha vahim olanı; milletin özgür iradesiyle kendisini temsil etmek üzere seçip TBMM’ne gönderdiği İstanbul Milletvekili Merve Kavakçı, Meclisten kovuldu. Üstelik temsil ettikleri ideolojiye dayalı olarak kendilerini “siyasal üstünlük” sahibi kabul eden grubun başı, Meclis kürsüsünü işgal etmiş ve talimatını vermişti; “lütfen bu hanıma haddini bildiriniz” diye.

 

SAHNE DÖRT!

Bunlardan daha avahim olmak üzere, 71 yaşındaki Medine Bircan ana ( bu gün itibariyle tam 96 yaşında) amansız hastalığa tutulmuş, üstelik böbrek hastasıydı. Hayatını devam ettirebilmesi için mutlaka tedavi görmeliydi. Çocukları Türkiye’nin en saygın  ve etkin sağlık kuruluşu olan İstanbul Tıp Fakültesine başvurmuşlardı. Ama gel gör ki; Medine ananın sağlık karnesindeki resmi başörtülü idi. Tam 71 yaşında, hasta bir kadın, ızdıraptan inim inim inliyor, bir an önce müdahale gerek. Karnedeki resmi başörtülü veya değil, bunu sorgulamanın zamanımı hiç!

Kimseye laf anlatamamıştı evlatları, ideolojik taassup gözleri kör etmiş, aklı tamamen devre dışı bırakmıştı. Çaresizlik içerisinde oğlu fotomontajla peruk yerleştirmişti anasının sağlık karnesindeki resmine. Ama Rabbimin takdir ettiği süre dolmuş, bütün bunlar olurken Medine ana hayatını kaybetmişti.

İşte Medine ana bu yaşadıklarıyla 28 Şubat’ın en kısa ve en etkin özeti idi.

 

SAHNE BEŞ!

2022, 28 Şubat’ında kurulan masanın en hatırlı sakinlerinden biri 1997, 28 Şubat’ın İçişleri Bakanı olan Sayın Meral Akşener... O günlerde, merhum M. Ali Birand 28 Şubat kararlarının etkinliğine yönelik İçişleri Bakanı Sayın Akşener ile bir röportaj yapar. Sayın Birand’ın birbirini takip eden soruları karşısında, sayın Akşener ısrarlı bir şekilde, Batı Çalışma Grubu'nun talimatları doğrultusunda belirlenen 28 Şubat ilkelerine resmiyet kazandıran “Milli Güvenlik Kurulu Kararları”nın uygulacağını ifade eder. Hatta sayın Birand’ın “uygulanmazsa siz istifa eder misiniz” sorusuna tek cümleyle kesin olarak “Milli Güvenlik Kurulu Kararları uygulanacakkk!” şeklinde son ve kesin noktayı koyar bakan Akşener.

 

28 ŞUBAT 2022’DE KURULAN MASANIN EN ÖNEMLİ KARARI!

Devletimizin bekası, vatanımızın bölünmezliği, millet olarak bizim birlik ve beraberliğimiz, varlığımızın temelini teşkil eder. 28 Eylül 2021’de HDP yapmış olduğu bir iç değerlendirme sonucu, başkalarıyla oturup konuştuğunda “olmazsa olmaz” niteliğinde göz önünde bulunduracağı hususları “Tutum Belgesi” adı altında 11 madde halinde kamuoyuna açıklamıştı. Bu 11 maddeden 3. cüsü “Kayyım Rejimine Son” başlığını taşımaktaydı. Yani yerel yönetimlerde halkın seçmiş olduğu ve yetkilendirdiği şahıs, hiç bir gerekçe ile merkezi yönetim tarafından görevden alınamaz. Kısacası hiç bir kuvvet bizim hendek kazma icraatımıza engel olamaz demek istiyorlardı.

28 Şubat 2022’de kurulan masada, her ne kadar HDP fiilen yokidi ise de masanın etrafında yer alan 6 siyasi parti “yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını yok sayan kayyum uygulamarına son verilecek” diyerek, zımnen HDP’ye “sen her ne kadar fiilen aramızda görünmüyorsan da, biz seni aramızda kabul ediyor ve belirlemiş olduğun Tutum Belgesi nin ilkelerini göz önünde bulunduracağımızı bu cümlemizle beyan ediyoruz” demiş oluyorlardı.

Kısacası 6 siyasi parti, Kayyum Uygulamalarına son verilecek derken, kendileriyle beraber HDP’nin de masanın etrafında yer aldığını, ona göre hareket edeceklerini kamuoyuna ilan etmiş oluyorlardı.

Rabbim devletimizin devamlılığını, milletimizin birliğini, vatanımızın bütünlüğünü her türlü tehlikeden korusun. Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (18)

  • Cahit Yolcu
    Cahit Yolcu
    8.03.2022 14:25

    Kesinlikle hakkımızı helal etmiyoruz, sadece hak helali meselesi de değildir bu onlar Allahın dinine düşmanlık ettiler, müslümanın o gün çektiği eza, ahirette ona mükafaat olarak dönecektir, biz yaşadıklarımızdan pişman değiliz, ama unutmadık ve bir daha millete bu zulmü yapacak hiçbir yapıya geçit vermeyeceğiz.

  • Ahmet Hakkı MESTANLI
    Ahmet Hakkı MESTANLI
    8.03.2022 14:23

    Helal etmiyoruz ve etmeyeceğiz! Sabırlıyız. İnançlıyız. Mahşerde onlarla hesaplaşacağız. Orada ilahi adalet yerini bulacaktır. Çünkü Allah, kudreti daima üstün gelendir, intikam alandır.

  • Erzurumlu Rıdvan
    Erzurumlu Rıdvan
    8.03.2022 14:22

    O günler bir daha gelmesin ya Rabbi. 28 Şubat demokrasiye yapılan bir darbeydi.. İşin garibi ne biliyor musunuz? O zamanın mağdurlarından bazısı şimdi o mağduriyeti yaşatan yada çanak tutanların yanındalar. Yazık gerçekten!

  • Veli Serdaroğlu
    Veli Serdaroğlu
    8.03.2022 14:20

    28 Şubat'ı unuttuğumuz gün aynısını bize yaşatırlar kimsenin şüphesi olmasın çünkü hak ile batılın savaşı kıyamete kadar sürecektir ama hak batıla galip gelecektir inşallah.

  • Zakir Şehriyar
    Zakir Şehriyar
    8.03.2022 14:18

    28 şubatçılara onlara çanak tutanlara şakşaklayanlara hakkımızı HELAL ETMİYORUZ BUGÜN BİLE 28 şubat özlemi duyanlara da asla hakkımızı helal etmiyoruz.

  • Nejat Kayabaşı
    Nejat Kayabaşı
    8.03.2022 14:16

    Ben de o günleri yaşamış birisi olarak söylüyorum; Bu insanlara böyle zulümleri yaşatanlardan ölmüş olanlar varsa mekanları cehennem, ateşleri bol olsun. Hayatta olanlar varsa onlarda huzur bulmasın, yılanlar gibi sürünerek can versin.

  • Lami Gönenli
    Lami Gönenli
    8.03.2022 14:14

    Başörtüsünü gerçekten Allah Rızası için takan hiç bir anam bacım ve bunların eşi dostu akrabası yakını hakkını helal etmez, bunlar yeni uyanıklık politikasıdır.

  • Durmuş Yalçın
    Durmuş Yalçın
    8.03.2022 14:13

    Bende hakkımı kesinlikle helal etmiyorum Allah bu zihniyetin belasını versin hayatımı kararttılar eğitim hayatımı elimden aldılar.Zehir zıkkım olsun helallik diye dolaşıyorlar bide utanmazlar sanki değişmişler biz sizi çok iyi biliyoruz

  • Ceylan Karakaya
    Ceylan Karakaya
    8.03.2022 14:11

    altılı masada oturanlar kendinizi hiç muhatabınız olmadan helalleşme yapmaya çalışıyorsunuz. o dönemin tanıkları mağdurları şimdi anne baba oldular. hayatı kararan binlerce başörtülü bayan. nasıl helalleşme bu ki. o zaman yapılan hem fiziki hem psikolojik işkence haline gelmişti. lakin karşında muhatabın yok. önce bunları yapanlarla bir hesaplaşmak gerekmez mi. o zamanın astığı astık kestiği kestik müdürleri, sözde sivil toplum örgütleri, rektörleri, anlı şanlı paşaları ne oldu. hepiniz sus pus

  • Ali Bozhüyük
    Ali Bozhüyük
    8.03.2022 14:10

    O zamanlar bize bu zulmü yaşatanların hepsi yargılanmalıdır. Bu aziz millete yaptıkları zulmün hesabı tek tek sorulmalıdır onlardan.

  • Muhammet Altınbilek
    Muhammet Altınbilek
    8.03.2022 14:09

    Allah bu ülkeye bir daha 28 Şubat ve benzeri durumları yaşattırmasın. Yasakçı zihniyetlerden uzak eylesin.

  • Ezgi Sarıalan
    Ezgi Sarıalan
    8.03.2022 14:07

    28 Şubatçılara, yasakçı zihniyete hakkımızı helal etmiyoruz..

  • Hayri Subaşı
    Hayri Subaşı
    8.03.2022 14:06

    Ben de bir okulda 28 yıllık bir öğretmenim. O yıllarda namaz kılan biri olarak soruşturma geçirdim. Okulumuza derse gelen BÇG dan bir yüzbaşı bizleri fişledi hertürlü psikolojik baskıya maruz kaldık. Simdi ben 28 Şubatı geri getirmek isteyenlerle aynı safta nasıl olabilirim? Allah memleketimizi iyilerinden elinden alıp liyakatsizlere yönettirmesin.

  • Kaan Güçlü
    Kaan Güçlü
    8.03.2022 14:04

    28 Şubatta muhafazakar müslüman kesimlere yaşattiklari bunca zulme rağmen bir de helalleşmek istiyorlar Haram olsun inşallah Bunlar dindar kesimden oy toplamak için yaptıkları siyasi rol bunlar ne kurnaz kimseler Rabbim bunlarin yaptıkları zulüm işkence yanlarında kalmasın inşaallah

  • Kalender Özyurtseven
    Kalender Özyurtseven
    8.03.2022 14:02

    Başörtülü bacılarımıza 28 Şubatta zulmedenler, İslamın yaşantısına engel olan 28 Şubatçılar şu anda milletin gözünde çoktan bitmiştir ama ne yazık ki o düzeni özleyen 6 parti eski düzeni geri getirmek için zemin hazırlıyor. Terörün önünü açacak madde başta anlaşılmıştır bu 6 siyasi parti HDPye biat etmişler sen içimizdesin sadece adın yok ne istersen emrindeyiz demişler. Bazıları da helallik istiyor ama onlara helallik hakkı kalmamıştır zehir zıkkım 28 Şubatçılara hakkımız.

  • Nalan Koçyiğit
    Nalan Koçyiğit
    8.03.2022 13:58

    Saygıdeğer hocam yazınız çok güzel yine. 28 Şubat Darbecilerinden bu millet çok çekti ve hakkımız da hiçbir zaman helal değildir. Onların Anayasasını da İstemiyoruz İnsanlık Onuruna YENİ ANAYASAMIZ ÇIKSIN İSTERİZ. Kalın sağlıcakla

  • Beren Altıpınar
    Beren Altıpınar
    8.03.2022 13:56

    28 Şubatı Yaşatanlar Şimdi Bizden Helallik İstiyorlar Kimse Bizden Helallik İstemesin Yıllardır Fetöcüler Fetöcü Savcılar Hakimler Bizleri Ailemizi Perişan Ettiler Anamızı Ağlattılar Mağdur Ettiler Neyin Bu Hellalliği Birde Utanmadan Helallik İstiyorlar Hakkımız Helal Etmiyoruz Bekir Bozdağ Bakanımız Antalyada Kendisine Her Konuda Güveniyoruz Cumhurbaşkanımıza da Her Konuda Kendisine ve Değerli Heyetinize Sonsuz Güveniyoruz Şükranlarımız Sunuyoruz Başkanım'Kalbimiz'dedir.

  • Hasan Kudal
    Hasan Kudal
    3.03.2022 21:59

    Baş örtüsü, analarımızın baş örtüsü. Bunu mesele yapanların çoğunun anasının başı örtülü, ama bunu göremeyenler. Dün yokluktan yırtık pantolon giyenler bugün varlıktan yırtık pantolon giyiyor. Yani rahatlık batıyor demektir. Muhalefete tahammullu olmak lazım. İktidar da dikkatli olmalı. Hiçbirşey olmadan garanti değildir, ihtimalleri en aza indirmeli. Kısacası dünya ateşle oynuyor. Küçük işlerle zaman kaybedilmemeli diye düşünüyorum. Sayın hocam insanın ruhunda ihanet var, hayırlısı.

E-Gazete

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız