Prof. Dr. Celal ERBAY
Prof. Dr. Celal ERBAY

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı

8 Mart Kadınlar Günü'nde Ukrayna'lı anaların çilesi

  • 10.03.2022 10:02
  • (17)

Sevgili dostlar; 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi, daha iyi çalışma şartları elde etme talebiyle bir tekstil fabrikasında greve gitmişlerdi. Ama kuruluşundan o  güne, daha 100. yılını doldurmamış olan ABD devletinin vurucu gücü polis teşkilatı, bunun üzerine işçilere saldırmış, bununla yetinmeyip daha iler giderek işçileri fabrikaya kilitlemiş ve fabrikayı da ateşe vermişti. Üstelik bu yangından kaçıp kurtulan olmasın diye fabrikanın kapılarını işçilerin üzerine kitlemiş, her halükarda kaçan olursa, onların da kaçışını engellemek için fabrika önünde barikatlar kurmuşlardı.  İşte bu insanlık dışı olaylarda çoğu kadın olmak üzere tam 129 işçi ölmüş, kimisi de yanarak can vermişti. Düzenlenen cenaze törenine ise 100 bini aşkın insan katılmıştı.

Daha sonraları 26-27 Ağustos 1910 tarihlerinde Danimarka Kopenhag’da toplanan Uluslararası Kadınlar Konferansında, Almanya delegasyonunun teklifi doğrultusunda 8 Mart 1857’de ABD, New York ‘daki tekstil fabrikasında çoğu yanarak ölen kadın işçilerin hatırasına, 8 Mart’ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanılması oy birliğiyle kabul edilmişti.

İlk yıllarda kutlamalar için belli bir tarih olmamakla birlikte Dünya Kadınlar Günü’ne yönelik kutlamalar her zaman ilk bahar aylarında gerçekleşmişti. 8 Mart tarihinin bizzat belirlenmesi ise ancak 1921’de Moskova’da gerçekleşen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansında alınmış olan bir karar doğrultusunda olmuştu.

Dünya Kadınlar Günü’nün 60’lı yılların sonlarına doğru ABD’de kutlanmaya başlaması 8 Mart’ın bütün dünyada daha güçlü bir şekilde  gündeme oturmasına sebep olmuştu. Nitekim Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık  1977 tarihinde, her yıl 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak bütün dünyada kutlanmasını kabul etmişti. Ama dikkat çeken husus şuydu; günün tarihine ilişkin Birleşmiş Milletlerin sitesinde yer alan bölümde, bu kutlamanın, 8 Mart 1857’de New York’da bir tekstil fabrikasında işçilerin insanca ve hakça bir muameleye muhatap olma talep ve bu doğrultudaki tepkilerine binaen fabrikaya kilitlenen, daha sonra ateşe verilen, barikatlarla önleri kesilen ve bütün bunların neticesinde çoğu kadın olmak üzere ölen 129 işçinin hatırasına 8 Mart’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurul kararına geçtiğine dair hiçbir ifade yoktu…

Gel gör ki; zulümleri ayan beyan ortada olan, ama kerametleri kendilerinden menkul, sözde beş büyüklerin en büyüğü yine hakikatların üzerini örtmedeki maharet ve BÜYÜKLÜĞÜNÜ göstermiş, zulüm ve gözyaşı ile dolu olan tarihinin en yüz kızartıcı diliminin ayrıntılı bir şekilde Birleşmiş Milletlerin kayıtlarına geçmesine engel olmuştu.

AİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ!

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edilip, kutlamaların düzenli bir şekilde her yıl Mart ayının 8’inde yapılmasına, 1921 yılında Moskova’da gerçekleşen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansında karar verilmişti. Tabir caizse Moskova, o tarihte devlet düzeni haline getirdiği, emeğin üstünlüğüne dayanan ideolojik yapısı doğrultusunda “Emekçi Kadınlar”ın rejime kazandırılması yolunda dünyaya öncülük etmeye kalkmıştı.

Ama aynı Moskova, bu gün, gerek üst çatı ve gerekse alt ayırımlar dahil olmak üzere aynı inanç yapısına sahip olduğu, kendisiyle aynı dil ve ırk birliği içerisinde bulunan, kapı komşusu mesabesindeki Ukrayna’yı 15 günden bu yana bombardımana tabi tutmuş, kar-kış, kıyamet içinde yavrusuna sarılmış çaresiz milyonlarca anayı, yaşlı-küçük demeden yardıma muhtaç, daha nice kadını evinden ocağından edip yollara dökmüş; onları mülteci durumuna sokmuştur.

Ne  Moskova, ne de tavşana kaç, tazıya tut diyenler; fark etmez bunların hepsi iki yüzlülükte birbiriyle yarışırlar. 1921’de rejimin yerleşip kök salması için emeğin kutsanması yolunda emekçi kadınların reklam aracı olarak kullanılması gerekiyordu, bu doğrultuda 8 Mart, değerlendirilmesi gereken bir fırsattı. Nitekim değerlendirildi de.

Ama bugünkü hedefleri açısından; değil bir evladı kucağında diğeri de eteğinden tutunan ananın feryadı, zalimin amansız bombardumanı karşısında, sığınağa dönüştürülen metro duraklarında dünyaya gözlerini açan yavruların çığlıkları bile onların kılını kıpırdatmaya yetmez.

YİNE İMDADA YETİŞEN BİZ OLURUZ!

Tarih boyunca mazlumun ahını işiten, feryadına kulak veren bu millet, Moskova; Kiev üzerindeki niyetlerini pratiğe yansıtmaya yönelik bütün hızıyla yoluna devam ederken, “tavşana kaç, tazıya tut” diyenler başta olmak üzere bütün dünya kendi geleceğine yönelik planlar yaparken, tarihi misyonu doğrultusunda ANKARA, Romanya’nın Suceova şehri, Siret sınır kapısında AFAD-Kızılay işbirliği ile tedbirini almış, orada Halil İbrahim damgalı gönül sofralarını kurmaya başlamış bile. Böylece bir zamanlar emeğin suiistimalini yapanların, bu gün de başka sevdalara kapılarak kovaladığı mazlum neneler, analar, bacılar, yavrular 2022’nin 8 Mart’ını Ankara’nın Romanya-Ukrayna sınırında kurduğu Halil İbrahim sofralarında, kendileri için hazırlanan sıcak çorbaları içerek kutladılar.

BUNLAR 8 MART’TA DA SAMİMİ DEĞİLLERDİR!

Biraz derinlere gidelim… İstanbul’un fethinden tam 133 sene sonraydı… Papalık Roma’da bir konsül toplamıştı… Konsül, tek maddelik bir gündemle toplanmıştı… Yıl 1586.. Gündem aynen şöyleydi “Kadın insan ruhu mu taşır, yoksa şeytan ruhu mu…" Uzun süren tartışmalar sonunda kadının insan ruhu taşıdığı kabul edilmişti... Ama bir şartla; her daim erkeğe hizmet etmek kaydıyla…

Ama bizim medeniyetimizde, hayatımıza ve davranışlarımıza yansıttığımız etkin kabullenişimizde, cennet anaların ayakları altındadır. Kadın bizim anamız, hayat arkadaşımız, bacımız, cimcime göz aydınlığımızdır. Senede yalnız bir gün değil, bütün günler onlarındır.

Onların üretmiş oldukları sevgi, san’ata dönüştürüp sergiledikleri saygı ve davranış güzellikleri olmasaydı, bizim gündüzümüz gölgelenir, gönlümüz mahzunlaşırdı. Harsımızın temelini teşkil eden bu birliktelik, bu sevgi ve san’ata dönüşen bu saygı, bizim millet olarak varlığımızın, devlet olarak BEKAMIZIN ana sermayesidir. Rabbim bizi o sevgiden, o saygıdan yoksun kılmasın.

 

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (17)

  • Aslı Kocabay
    Aslı Kocabay
    11.03.2022 23:05

    Bu savaş, mavi gözlü sarı saçlı olanların savaşı oldu. Dünya onları bile görmedi.

  • Mert Dalamanlı
    Mert Dalamanlı
    11.03.2022 21:45

    ABD AB için sadece sarı saçlı mavi gözlü beyaz tenli hristiyan ırklar vardır.Onların gözünde Müslümansan 2. sınıf teninin rengide siyahsa 3.sınıf insansın.ABD AB seni sevmez seni sindiremez bazı aptallar var sokak röportajlarında ABD nin kölesi olurum diyor 18,19 yaşındaki bir ergen.Nasıl bir noktaya geldik biz benliğimizi unutmuşuz.Bizki şerefli şanlı bir imparatorluk varisiydik ne hale geldik yazık.

  • Hasan Kudal
    Hasan Kudal
    11.03.2022 02:57

    İki yüzlü yüzsüz sözde medeni uygar milletler birbirini yerken peygamberimiz as. Asırlar önce kadınlar size Allahın emanetidir demiştir. Ayrıca Türk milleti kadına değer vermiştir. Hocam izninizle bununda ben eklemiş olayım. Çok güzel anlattınız. Hayırlı cumalar dilerim.

  • Zahit Kalamışoğlu
    Zahit Kalamışoğlu
    10.03.2022 18:01

    Ukrayna halkı İngiliz ve ABD'nin kurbanı oldu. 2014'te ABD Dışişleri Bakanı(Yahudi Kokenli) Ukrayna'nın yıkıma uğrayacağını bildirmiştir.

  • Hayri Kotancı
    Hayri Kotancı
    10.03.2022 18:00

    "İçindeki düşmanı yenemeyen bir millet ordusu ne kadar büyük olursa olsun hiç bir zafer kazanamaz."

  • Ayhan Turan Kılacı
    Ayhan Turan Kılacı
    10.03.2022 17:45

    BM ve AB Boş bir yapı,kurum BİRLEŞMİŞ MİLLETLER.Aynı NATO ve AB gibi.Kendilerine göre işler yapıyorlar buralara ayrılan paralara yazık.Ama dikkatinizi çekerim HİNDİSTAN VE ÇİN gibi nüfüsu ve gücü büyük ülkeler batının yanın da durmuyorlar.Japonya ey gidi dünyada şuana kadar tek 'Atom Bombasının'atıldığı ülkeye bakın ABD NİN PEŞİNDEN GİDİYOR.NE GARİP DİMİ.ONURLARI İÇİN İNTİHAR EDİYORLAR DENEN MİLLETİN ONUR ANLAYIŞI NASIL ACABA!

  • Şevket Usta
    Şevket Usta
    10.03.2022 17:42

    Temennimiz savaşın bir an önce bitmesi ama bu süreçte yeni silahlarımızı el altından Ukraynaya verip denesek fena olmaz gerçi orda rus yahudi ajanlar var ruslarla bizi karşı karşıya getirmek için ruslara bu bilgileri verirler

  • Kerem İstanbullu
    Kerem İstanbullu
    10.03.2022 17:40

    1,5 milyar müslüman el kadar israile çıt çıkartamıyor esede dur diyemiyor arakana myanmar a sahip çıkamıyor birlik olamıyor sorun batıda değil kendimizde batı aynı dine inandığı dostlarına yardım ediyor batının bi müslümana yardım etmesini beklemeyin zaten etmezler

  • Bahattin Altın 22
    Bahattin Altın 22
    10.03.2022 17:37

    Diliyorum Putin moskowu yaptıklarını bebelerin ahını insanların yaşamını aldığını yaptığı eziyetleri çekmeden ölmez

  • Ferhat Sultan
    Ferhat Sultan
    10.03.2022 17:35

    Allah kimseyi vatansız bırakmasın. Ölen çocukların, hayatını kaybeden askerlerin üzüntüsü dinden dilden ırktan öte bir acıdır. Her ne kader hıristiyan olsalar da adalet Ukraynalıların yanlarında olsun ve sonu muzaffer olsun.

  • Vahit Sümenlidağ
    Vahit Sümenlidağ
    10.03.2022 17:32

    İşin acı tarafı, aynı halktan olan iki kardeş ülkenin, ABD ve Avrupa Birliğinin kışkırtması sonucu kendi aralarında savaş çıkartıp birbirine düşmüş olması

  • Galip Kırabatan
    Galip Kırabatan
    10.03.2022 17:29

    Türkiye'ye Kuzeyden gelen soğuk hava dalgası genellikle Ukrayna üzerinden geliyor. Bu nükleer santralden sızacak radyoaktif nemli hava, kar ve yağmur olarak ilk önce Türkiye'ye gelebilir. Bu savaşın durdurulmasını sağlamaktan başka yapabileceğimiz fazla bir şey yok! şeytani küreselciler The Economist dergisinin kapağında ilan etikleri planlarını birer birer gerçekleştiriyorlar. Putin'in Ukrayna'ya saldırması, Çernobil'i ve bu nükleer santralleri ele geçirmesi hep bilinçli bir planın parçası benc

  • Resul Akırmak
    Resul Akırmak
    10.03.2022 17:24

    Allah bu dünyayı kötülerin şerrinden korusun ,kötülerle cesurca mücadele eden Liderimiz Erdoğan'a güç kuvvet versin .

  • İlker Tonyalı
    İlker Tonyalı
    10.03.2022 17:22

    Bu savaş tezgah uyanık olmak lazım kendi aralarındaymış gibi yapıyorlar hedef İSLAMı ortadan kaldırmak buda 3 dünya savaşı adı altında orduları kesinlikle NATO ve Birleşmiş Milletler adı altında olacak bunu berden biliyoruz Güya İslam olan devletlere bakıp söylüyoruz hepsini satın almışlar malesef

  • Baran Şahin
    Baran Şahin
    10.03.2022 17:19

    Ben de tüm annelerimizi yürekten kutluyorum. Dünyada savaşlar olmasın çocuklar ölmesin. Siviller ölmesin. Dünya yaşanacak bir hale gelsin inşallah

  • Serkan Divriği
    Serkan Divriği
    10.03.2022 17:16

    NATO Ukraynayı gözden çıkarmış görünüyor bizde bir söz var sahipsiz kuzuyu kurtta yer kuşta gördüklerimiz bunlar Zelenski bas bas bagırıyor bizi nato topraklarına bağlayın diye ab ye acil alın diye NATO hikaye anlatıyor NATO ne işe yarıyor ab de ukraynayı kendi kaderine bıraktı kenara çekildi etliye sütlüye karışmıyor Zelenski pıtin e evet deseydi ukranya askerini en önde avrupa ülkeleri işgal için göndercekti Zelenskiy hayır dedi Avrupa ülkelerine kendi ülkesini siper etti korkak NATO ne yaptı

  • Zafer Kurtsever
    Zafer Kurtsever
    10.03.2022 17:11

    8 Mart vesilesiyle tüm annelerimizi ve kadınlarımozı kutlarım. Türkiye olarak, din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmadan savaşta, barışta, depremlerden, yangınlardan, afetlerden, salgın hastalıklardan her alanda tüm insanlığın yardımına koşuyor, tüm imkanlarıyla zorda olanlara yardımlarını esirgemiyorlar, merhametli yardımsever bir milletiz, savaşlar olmasın, zulümler olmasın, istiyoruz Türkiye olarak..

E-Gazete

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız