Prof. Dr. Celal ERBAY
Prof. Dr. Celal ERBAY

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı

Öze dönüşte sorumluluk üstlenen kurumlarımız

  • 2.06.2022 10:32

Sevgili dostlar; elde etmiş olduğu nailiyeti ve o nailiyetin kendisine kazandırmış olduğu güzellikleri “İ’la-i Kelimetullah” belirlemesiyle , “görev sorumluluğu içinde” ötelere taşımayı kendine şiar edinen bir milletin evladı, bir medeniyetin mensubu olarak 4 günlük Arnavutluk-Kosova ziyaretime dayalı müşahadelerimin  en dikkat çekici olanını geçen hafta sizinle paylaşmış, bu hafta da “dere yatağının eninde sonunda eski yerini bulması” misali bir vakitler o güzellikleri ötelere taşıma sürecinde ayak bastığımız bu diyarlardaki ayak izlerimizden hareketle; en azından, gönüllerimizin kardeşlik ve sevgi bağlamında öze dönüşüne yardımcı olabilecek kurum ve kuruluşlarımızdan söz edeceğimi beyan etmiştim.

Geçen hafta da birer cümle ile değindiğim gibi; bu tarihî misyonu icra eden Türkiye’de iki öncü kuruluş var… Bunlardan biri, bu kültür ve medeniyetin, yeniden dirilişine fiziki boyutta zemin oluşturacak tarzda, başta mütebaki diyarlar olmak üzere “ÖTELERE GİDERKEN” ayak bastığımız yerlerde küllenen, toz-toprağın altında kalan ve belki de kasten imha edilen ayak izlerimizi, çil-çil serpilen Kubbelerimizi, toz-topraktan arındırıp gün yüzüne çıkaran ve onları aslına dönüştürdükten sonra üzerlerine AL ZEMİN üzerinde konuşlanan AY-YILDIZ’lı mührünü basan, böylece tarihin hakikatını bütün insanlığın idrakine sunan TİKA’dır.

İkincisi de dünyanın dört bir tarafında, 55 ülkede 66 kültür merkezin ile hizmet sunan; bilhassa “ötelere giderken” toz-toprak altında kalan fizik boyuttaki ayak izlerimizin ihyasında olduğu gibi, oraların kültür ve sosyal kabullenişlerine sinen ruh ve mana köklerimize inercesine, başta ağzımızda ve beynimizde, anamızın ak sütü misali kökleşen, gönle dayalı en etkin iletişim aracımız olan güzel Türkçe’mizi ve kültür değerlerimizi oralardaki dostlarımıza öğretmeyi, bunun ötesinde başta Üniversiteler olmak üzere Orta Öğretim kurumlarında Türkçe’nin seçmeli ders olarak tercih edilmesini teminle Türkçe’nin yaygınlaştırılmasını ana hedef olarak belirleyen Yunus Emre Enstitüsüdür.

TÜRKİYE’NİN SORUMLULUĞU!

Aslolan güzellikleri “ötelere götürmek”le birlikte; aynı zamanda o güzelliklerin hayatiyetini devam ettirmesine katkı sunmaktır. Sizin toprağa dikmiş olduğunuz fidanın dibine başkaları KEZZAP dökmeye kalktığında buna, ilk önce o fidanı diken kişi olarak sizin engel olmanız gerekir. Bu; tarihin, sizin şahsiyetinize yüklemiş olduğu bir ETKİN SORUMLULUKTUR!...

İşte Türkiye, Emperyalist-Siyonist sarmaldan fırsat bulduğu ölçüde ilk olarak 1992 yılında Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın teşvik ve organizesiyle uluslararası öğrenci politikasını tarihî sorumluluğu doğrultusunda sistematize etmiş ve ilk köklü adımını “Büyük Öğrenci Projesi” adı altında atmıştı.

Tabir caizse o tarihte bu teşvikten ilk yararlanan Türkiye Diyanet Vakfı olmuş ve Ankara Ü. İlahiyat Fakültesi’nin akademik öncülüğünde Kırgızistan Hoş’da, Bursa Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi’nin akademik sorumluluğunda Türkmenistan’da Marmara Ü. İlahiyat Fakültesi’nin akademik öncülüğünde Azerbaycan Bakü’de oraların üniversitelerine bağlı olarak birer İlahiyat Fakültesinin kurulmasının malî külfetini ve bürokratik takip sorumluluğunu üstlenmişti.

Ben de, bu  doğrultuda 1993-95 yılları arasında Bakü Devlet Ü. İlahiyat Fakültesinin, bilhassa akademik açıdan sevk ve idaresinde sorumluluk üstlenmiştim. Aradan tam 30 yıl geçmiş… Hamd olsun bu süre içinde öğrencilerim ellerine tutuşturulan bayrağı daha da yücelere taşıdılar.

Onların, Azerbaycan halkının gönüllerinde, inkarcı materyalist felsefenin kasten küllenmeye terk ettiği o asil ruh ve manayı canlandırmaları sonucu; o tarihî karakterin Anadolu versiyonu doğrultusunda 1071 Malazgirt hasretiyle yanıp tutuşan Selçuk’ların beyninde kökleşip üretimine vesile olduğu SİHA’larla, TİHA’larla buluşması sonucu onların, gasbedilen ata-baba yurtları olan Karabağ’ı ermenilerin elinden nasıl geri aldıklarına bütün dünya şahit oldu. İşte bu, Azerbaycan halkının ruh ve manada öze dönüşünün en bariz ifadesi idi.

ÖZE DÖNÜŞÜ TEMİN YOLUNDA YENİ TÜRKİYE’DE YENİ YAPILANMALAR!

Yeni Türkiye, bilhassa iç vesayet noktalarını etkisiz hale getirdikçe, tarihî sorumluluğunu müdrik bir şekilde daha etkin olarak öze dönüş yolunda yapılanmaya gidiyordu. Bu doğrultuda, 2010 yılında Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı kurulmuş, belirlenen hedeflere ulaşma yolunda sorumluluk, yeni kurulan bu Başkanlığa verilmişti. Bunun devamı mahiyetinde 2012 yılında “Türkiye Bursları” programı hayata geçirilmiş, böylece yalnız Türk ve Akraba topluluklarıyla değil, kapımızı çalan ve küresel bilginin peşinde koşan gençler vasıtasıyla bütün ülkelere Türk Milletinin misafirperverliğini, seciye ve ahlakını gösterme imkanını elde etmiş olduk.

Nitekim 2021 yılında dünyanın 178 ülkesinden 165 bin 511 kişi Türkiye Bursları’na başvurmuştu.

YENİ YAPILANMADA TÜRK MARİF VAKFININ SORUMLULUĞU!

Gafillerin desteğini arkasına alıp Türk Milletinin adını kullanarak, yurtdışında yürüttükleri eğitim-öğretim faaliyetlerinde sanki, Türk milleti adına hareket ettikleri intibaını vererek, uşaklığını yaptıkları Emperyalistler’le işbirliği içinde vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birliği, Devletimizin bekasının altını oyanların ihaneti, 2016 15 Temmuz gecesi, karşılarına çıkan 251 vatan evladını şehit etmeleriyle sübuta erince; Türkiye BİRLİK, BÜTÜNLÜK ve BEKASI’nın devamlılığı yolunda, bilhassa millet adına hareket ettiği yalanlarıyla dünyayı yanıltanların ihanetleri 17-25 Aralık süreciyle anlaşılınca yurtdışı eğitim faaliyetlerine yönelik yeni bir proje ile dünyanın karşısına çıkmak mecburiyetindeydi.

İşte bunun sonucu olarak, Türkiye adına, bilhassa yurtdışı eğitim faaliyetlerinde bulunmak üzere 17 Haziran 2016’da Türk Marif Vakfı kuruldu. Dünyayı kandıran satılmış hainlerin bütün ihanetlerine rağmen Marif Vakfı kısa zamanda varlığını kabul ettirdi ve bütün dünyada Türk Devleti adına kurmuş olduğu Kolej   ve Üniversitelerle insanlığın bilime ulaşmasına yardımcı olduğu gibi Müslüman Türkün seciye ve ahlakının vitrinlenip dünya kamuoyuna yansımasına da öncülük edecektir.

ÇOK ÖNEMLİ BİR BİLGİ

Sevgili dostlar Peygamberimizin Veda Hutbesi’nde bize bıraktığı “Kitap” ve “Sünnet” diye adlandırılan iki emanet var ya; işte bu millet, bu Devlet o emanetleri omuzlayıp çağlar ötesine taşımayı kabul ve taahhüt eden dünyada tek millettir.

İşte bu sorumluluğun yansıması mahiyetinde M.E.B. Din Eğitim Genel Müdürlüğü ile Türkiye Diyanet Vakfı’nın işbirliği sonucu 19 ilimizde, Afrika ülkeleri başta olmak üzere, Türk dünyası ve Akraba topluluklarıyla birlikte dış ülkelerden gelecek öğrencilere yönelik olmak üzere birer Anadolu İmam-Hatip Lisesi açılmış bulunmaktadır.

Şu anda eğitim-öğretime devam eden bu okullarımızda 94 ülkeden 1500 öğrenci bulunmakta. Bu evlatlarımız İnşaAllah Anadolu’dan algıladıkları güzellikleri ülkelerine taşıyacak, geleceğimizin aydınlığına aydınlık katacaklardır. İşte tam bağımsızlık yolundaki Yeni Türkiye; Yolu açık olsun!...

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

Not: Çocukluk arkadaşım Hacı Kamil Bitemir Hak’kın rahmetine kavuştu. Mekanı Cennet olsun. Rabbim evlatlarına, biz dostlarına sabır ve metanet lütfetsin.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız