Prof. Dr. Celal ERBAY
Prof. Dr. Celal ERBAY

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı

Hala “kraliçe öldü, yaşasın kral” diyorlar!

  • 15.09.2022 10:35

SEVGİLİ dostlar; bir haftadan bu yana; içte ve dışta birbirinden önemli bir çok olaylarla karşı karşıya kaldık. Mesela sayın Cumhurbaşkanımızın, beraberindeki heyetle birlikte Balkan ülkelerine yönelik gerçekleştirdiği ziyaret, depreşmeye yüz tutmuş bazı bölgesel uyuşmazlıkların akl-ı selim doğrultusunda bölgede yerleşik sosyal barışa katkı sunacak istikamette yön değiştirmesine şahit olduk.

Yine Samsun-Çarşamba’da sahnelenip geçtiğimiz hafta sona eren TEKNOFEST fuarı ile birlikte bütün dünya, Şampiyon Ekip’in Ay yüzeyine roket indirme çalışmalarına şahit oldu. Duyduğumuz bu ümit verici HUZUR kaynağı yanında, geçmişteki hüzünlü günlerimizi, yadımıza salarcasına, demokrasi tarihimize bir kara leke olarak geçen 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümü ile, bir kere daha irkilip “ÖZE DÖNÜŞ” olgusu içinde yol aldığımız, istikrarlı günlerimize şükrettik.

Bu arada geçtiğimiz Pazartesi günü, devletimizin bekası, vatan ve milletimizin bölünmez bütünlüğünün devamlılığı yolunda etkin bir sonuca şahit olduk; terör örgütü PKK’nın sözde suikast timinin başı ve iki suç ortağı Irak’ın kuzeyindeki Erbil/Halifan bölgesinde düzenlenen bir operasyonla etkisiz hale getirildi.

 Fakat bütün bunların yanında toplumsal huzurun yaygınlığı, aramızda var olan kardeşlik ve sosyal barışın daha da kökleşmesine yönelik “İlk Evim, İlk İşyerim” sloganıyla, Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesinin 81 ili kapsayacak şekilde, bütün detaylarıyla sayın Cumhurbaşkanımız tarafından geçtiğimiz Salı günü itibariyle ilan edilmesi, bilhassa gençlerimizin dikkatini çekmiş ve imkanı kısıtlı ailelerimize bir ümit ışığı olarak yansımıştır.

Bütün bunların arasında, dünya gündemini teşkil eden ve bilhassa bütün İngiltere’yi sarsan en önemli olay da, Kraliçe Elizabeth’in 96 yaşında hayata veda etmesiydi.

Bir de 9 Eylül Cuma günü İzmir’in kurtuluşunun yıl dönümüyle bir kere daha “şen”dik. Ama, edeben “sayın” diye hitap ettiğim İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, şehrin kurtuluşunun 100. yılında yapmış olduğu konuşma ise bizden ziyade Yunan kalıntılarının yüreğine su serper mahiyetindeydi.

MONARŞİ’Yİ GÜNCELLEYEN KADIN!

Gördüğüm lüzum üzerine son iki paragrafı biraz daha açmak istiyorum… Sondan bir önceki paragrafta İngiltere Kraliçesinin hayata veda edişini paylaştım sizinle… Böylece kesintisiz olarak tam 70 yıl devam eden bir hükümdarlık süreci sona ermiş oluyordu. Kaç yaşında olursa olsun elbetteki bir faninin ölümüne sevinilemez. Nitekim biz de olayın gerçekleştiği akşam çıktığımız bir canlı yayında İngiliz halkına taziye dileklerimizi sunmuştuk. Bizim edeb ve kültürümüz bunu gerektirir.

Fakat ölüm olayını takip eden birkaç gün boyunca, bizzat içimizdekilerden dinlediğim ve şahit olduğum beyan ve açıklamalar, başta İngiltere olmak üzere Batılı Kültür Emperyalistlerinin, bizim yakın tarihimize yönelik bizzat bize empoze edip resmî tarihle birlikte zaman-zaman içimizdeki yandaşlarına da tekrar ettirdikleri kalıplaşmış kavram ve söylemlerle tamamen birbirine ters düşüyordu.

O kadar ki, demokrasinin önüne geçirilircesine, “MONARŞİ” olabildiğine övülüyor ve müteveffa Kraliçe 20. asırda monarşiyi güncelleyen bir kahraman olarak  ilan ediliyordu. Doğrudur; onlara gelince kendi sosyal kabulleniş ve teamulî değerleri doğrultusunda İngiliz toplumunun geçmişi reddedilmeyecek, tam aksine; tarihî bütünlük içerisinde geçmişe yönelik sosyal olgu ve teamulî değerler, aslî veri ve kaynak olarak kabul edilerek İngiliz toplumunun bu günüyle dünü arasındaki uyum gerçekleştirilecektir.

Ama bize gelince; biz onların empozeleri doğrultusunda geçmişimizle alakamızı koparmak için onlar ne derseler onu yapacağız, onlarda olduğu gibi tarihî bütünlük içinde kendi sosyal olgu ve teamulî değerlerimiz,  hiçbir zaman aslî veri ve kaynak olarak kabul edilmeyecek... Bilakis Batılı Emperyalistlerin kendi değerleri doğrultusunda normatif mahiyet kazandırdığı ilkelerini Reception yoluyla biz kendimize mal edeceğiz.

Artık söz milletindir... Onların bir dönem kontrol altında tutmaya çalıştığı Eski Türkiye yok artık... Ruh köküne bağlı, mana bütünlüğünü tamamlamış, değerleriyle bütünleşmiş, kökü mazi’de, bir atî olarak aslî kaynaklarına bağlı olarak kültürünü güncellemiş Yeni Türkiye var karşılarında. Bütün bunları görerek ve Yeni Türkiye’ye can veren kökü mazideki o ruh yapısından haberdar  olarak, gözü açık bir şekilde gitti Kraliçe… Toprağı bol olsun…

Bu millete, bu milletin ruh ve mana yapısına, bu milletin tarihine, inancına, kültür ve medeniyet bütünlüğüne mensup olmak ne kadar güzel, ne kadar asil ve şerefli…

İZMİR’İN DEĞİLDE, YOKSA ATİNA'NIN BELEDİYE BAŞKANI MI?

9 Eylül hepimizin gurur günüydü… Ama böyle  mutlu bir günümüzde, Atina Belediye başkanı değil, bizim İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanı kalktı, şehrin kurtuluşunun 100. Yılında yaptığı konuşmada düşmanlarımızı sevindirircesine, tarih  bütünlüğümüze yakışmayacak bir şekilde, tam da kültür emperyalistlerinin öğrettiği gibi ecdadımızı gaflet ve ihanet ile itham etti. Böylece başta Yunanlılar olmak üzere bütün kültür emperyalistlerini ve düşmanlarımızı sevindirirken, 9 Eylül’ün mutluluğunu duyan milletimizi de etkin bir şekilde incitti. Nitekim bu durum karşısında sosyal medyadan “Haddini bil Tunç Efendi” içerikli 6 bin yorumla halk tepkisini ortaya koydu.

Dostlar, görüşlerimiz farklı olabilir, ama ne olur gelin şerefli ve şanlı tarihimizi bir bütün olarak kabul edelim ve geçmişimize dil uzatmayalım, Lütfen!

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız