Prof. Dr. Celal ERBAY
Prof. Dr. Celal ERBAY

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı

Bütün dünya, Devlet-Millet kaynaşmasının en güzel örneğine bir kere daha şahit oldu!

  • 1.12.2022 14:03
  • (1)

Sevgili dostlar; bildiğiniz gibi Düzce, Gölyaka merkezli depremin üzerinden bir haftayı aşkın bir zaman geçti.  O andan bu yana ülkemizde ve dünyada olaylar birbirini kovalıyor. Buna rağmen dokuz gün önce gerçekleşen, beklenmedik bir olayı hala gündemde tutmaya devam etmemi sakın kınamayın.

Geçtiğimiz Pazartesi günüydü; Düzce’den bir dostum aradı beni ve “hocam Düzce’de deprem oldu, sizi sahada göremedik” diye sitem etti. Ben de, her ne kadar “Cuma, Cumartesi günleri deprem sahasındaydım. Gölyaka dahil depremin etkilediği bütün ilçeleri ve merkezi dolaştım ve halkımızla geçmiş olsun, dileklerimi paylaştım” dediysem de, halkımızın hassasiyetini dikkate alarak, siz saygı değer okuyucularımın anlayışına olan güvenimle bu haftaki yazımda, sahada gördüklerimin sosyo-hukukî sonuçlarını sizinle paylaşmaya gayret edeceğim.

İlk durağım, bir bakıma depremin merkez üssü olan Gölyaka olmuştu. Saat 19.00 civarıydı. Eski vekilleri olmam itibariyle tanıyanlarım, ilgisini eksik etmemiş, “geçmiş olsun” temennilerime “Beterin de beteri var” olgunluğu içinde, can kaybının olmayışına yönelik “hamd” dileklerini dile getirip bize “hoş geldiniz” cümleleriyle karşılık veriyorlardı. Ortalık sakindi… Sebebini sorduğumda nokta sorumlusu görevlilerin; Milletvekilleri başta olmak üzere İlçe Kaymakamı, Belediye Başkanı, bütün mahalle ve köy muhtarları, İçişleri Bakanı sayın Soylu’nun başkanlığında Gençlik Merkezinde toplantı halindeler, cevabını vermişti.

Talebim üzerine görevli kardeşimiz beni, toplantı mahalline götürdü ve ben de, dinleyici olarak toplantıya iştirak ettim. Şahit olduğum manzara beni çok duygulandırmıştı. Devlet adına sayın Bakanımız bütün muhtarları teker teker dinliyor ve her birinin sıkıntısına devlet adına derman sunuyordu.

O kadar ki, bütün muhtarlar sıkıntılarının giderilmesine yönelik, sayın Bakanımızdan almış oldukları söz karşısında rahatlamış, yüzlerindeki burukluk tebessüme dönüşmüş, adeta fiilen yaşamış oldukları sıkıntıları unutup, Devlet’in güvencesinde, geleceğe umutla bakmaya başlamışlardı.

Toplantı sonrası, halkın temsilcisi durumundaki muhtarlarımız, Devlet’i temsil eden sayın Bakanımızın etrafında oluşturdukları sevgi yumağı Devlet-Millet kaynaşmasının en hasbî örneğini teşkil ediyordu. Toplantı sonrası Devlet’i temsil eden sayın Bakan ve beraberindeki yetkililer ile milletin temsilcisi olan depremzede muhtarlarımızın, Jandarma Genel Komutanlığının, en hızlı bir şekilde deprem üssü Gölyaka’da kurmuş olduğu Seyyar mutfağın imkan ve üretimine dayalı olarak kurmuş olduğu sofranın etrafında buluşmaları DEVLET-MİLLET kaynaşmasının bir başka örneği idi.

Vaktin ilerlemesine rağmen hiç kimse o kaynaşmanın, o birlikteliğin üretmiş olduğu huzur ve mutluluğu fiilen sonlandırıp oradan ayrılmaya yeltenmiyordu. Ne Devlet’in merhamet ve şefkatinin yansıtıcıları, ne de halkın bizatihi temsilcileri…

Milletimizin tarihî şahsiyeti ve misyonu doğrultusunda gerçekleşen bu kaynaşma o derece etkisini göstermişti ki; 3 gün önce bir doğal afet sonucu hüzne gark olan halk, gözünü açtığında, bütün imkanlarıyla devletini yanında görünce, adeta hüznü bayram havasına dönüşmüş, korkunun yerini GÜVEN, hüznün yerini ise “inşallah” patentli geleceğe yönelik umut ve temenniler almıştı.

Ertesi gün, Düzce Merkez’de Cediye mahallesi eski muhtarı dostum, rahmetli Cemalettin kardeşimin oğlu ve mahallenin yeni muhtarı Mennan bey ile birlikte, yanımızda Şimşir muhtarı Recep Gül olduğu halde çarşı içerisinde esnafı dolaşarak, onlara geçmiş olsun temennilerimizi sunduk.

Öğleden sonra, aynı şekilde depremden etkilenen Çilimli ilçesini ziyaretle, sayın Belediye Başkanı ve Kaymakam hanımefendinin şahsında, halkımıza “geçmiş olsun” dileklerimizi sunduk. Oradan Cumayeri’ne geçerek, öncelikle eski dostlarla hasret giderdik, bilahere birlikte AFAD’ın depremzedeler için kurmuş olduğu çadırlara giderek madur halkımıza “geçmiş olsun” deyip, onların gönlünü aldık.

Son olarak, yine depremden etkilenen diğer bir ilçemiz olan Gümüşova’ya giderek, oradaki dostlarımızla birlikte kapalı pazar yerinde kurulu AFAD çadırlarında maduriyetlerini gidermeye gayret eden kardeşlerimize “geçmiş olsun” deyip onları da teselli ettik. Böylece, depremden etkilenen ilçelerimizin her birini ziyaretle, kendilerine “geçmiş olsun” demeye yönelik programımız tamamına ermiş oluyordu.

Niyazımız; Rabbimizin bütün ülkemizi ve alem-i İslamı tabiî afatlardan koruması, bir daha bizlere böyle sıkıntılı günler yaşatmamasıdır.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Cahit Sezgin
    Cahit Sezgin
    1.12.2022 17:44

    Allah beterlerinden esirgesin Çok geçmiş olsun.

E-Gazete

  • 30.01.2023

E-Gazete Arşivi

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız