Meyve suyunu tanıyalım mı?

  • 15.11.2022 11:06

Evet meyve suları hakkında birçok bilgi insanlar arasında dolaşmaktadır. En azından benim duyduğun ve yanlış olan bilgiler hakkında doğrusunu söylemek gerekiyor. Örneğin ezik, çürük, bozuk meyvelerin kullanılması. Bu meyveler ilk aşamada ayrılmaktadır. Burada ilk önceliğimiz tabi ki insan sağlığıdır. Bunun yanında eğer ayıklanmazsa meyve suyunu çabuk bozar ve raf ömrünü kısaltır. Bu da üreticilerin istemediği bir durumdur. Her durumda da biz tüketiciler kazanan taraf oluyoruz.

Meyve suyu dediğimiz zaman evde yaptığımız %100 meyvenin içinde olduğu su olarak düşünüyoruz. Bu doğru fakat ambalaj üzerindeki ifadelerdeki değişimlerle birlikte içindeki meyve oranıda değişir. Ambalaj üzerindeki yazılı ifadeler içeriğindeki meyve oranını ifade etmektedir. Kısaca bu ifadelerden bahsedelim. Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği`ne göre;

Meyve suyu: Sağlam, olgun, taze veya soğukta ya da dondurularak muhafaza edilmiş, tek meyvenin veya daha fazla meyve karışımının yenilebilir kısımlarından elde edilen üründür. Meyve oranı %100`dür. Meyve nektarı: Meyve suyuna, konsantreden elde edilen meyve suyuna, meyve suyunun konsantresine, meyve püresine ve/veya meyve püresi konsantresine su ilave edilmesiyle elde edilen üründür. Genellikle bu oran %25`den fazladır (%25 – %99). Meyveli içecek: meyve oranı %10 ile 25 arasında değişmektedir. Bu kategori altında aromalı içecekler de satılmaktadır.

 Bu kadar meyve suyu demişken kısaca meyve suyu proseslerinden bahsetmek istiyorum. İlk olarak meyveler tarlalardan toplanıp araçlara yüklendikten sonra fabrikaya getirilir. İlk proses ayıklama-yıkamadır. Ayıklamada ezilmiş, çürümüş, bozulmuş meyveler işlenmemektedir. Ayıklama aşamasından sonra yıkama aşamasından geçirilir. Yıkamadan sonra sap ayıklama-daneleme işlemine geçiyoruz. (üzüm, vişne vb.) vişne sapı, üzüm bağı gibi bölümlerin ayrılması meyve suyuna yabancı tat geçmemesi adına önemlidir. Böylece daneleme işlemi de gerçekleşmiş olur. Daha sonrasında parçalama-kıyılma aşaması başlatılır. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken ve ileri ki aşamalar için de önemli olan meyvenin parçalanma derecesidir. Sebebi lapa haline gelmiş ya da gereğinden iri meyve parçaları sonraki aşamalarda sorunlara neden olması ve randımanı düşürmesidir. Örneğin lapa halindeki meyve preslenemez ve sorun oluşturur. Parçalanmış ya da ezilmiş meyveye mayşe adı verilmektedir. Ayıklanmış, yıkanmış, sapı ayrılmış meyve parçalanarak mayşe haline getirilir. Sonrasında ön ısıtma uygulanır. Ön ısıtma ile enzimler inaktif hale gelir, kabuktaki renk maddeleri meyve suyuna geçer, mikroorganizma sayısı azalır ve randıman artar. Sonrasında prese verilir. Katı ve sıvı faz birbirinden ayrılır. Katı kısım hayvan yemi olarak ayrılır. Sıvı kısım işleme alınır. Meyve suyundaki pektin meyve şekerini bağlar ve mayanın kullanımını engeller. Isıtılan mayşe hemen 40-45 °C’ye soğutulur. Soğutulan mayşeye ilave edilen pektinaz enzimi pektini parçalar, meyvedeki renk ve şekerin suya daha fazla geçmesini sağlar. Parçalanan pektin jelleşerek dibe çöker ve ayrılır. Ayrıca bulanıklığı yok eder. Daha sonra filtrasyon işlemine geçilir. Filtre edilmiş meyve suyu pastörize edilir. Daha sonrasında aseptik koşullarda steril ambalajlara dolum yapılır. Ve depolanır.

Hem meyve sularının içerdiği meyve oranlarından hem de kısaca üretim aşamalarından bahsetmiş olduk. Gördüğümüz gibi aslında ambalajlar bizlere her şeyi anlatıyor. Yeter ki biz görmek isteyelim…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız