Nedir bu antioksidan?

  • 1.12.2022 14:04

Öncelikle geçirmiş olduğumuz deprem afeti dolayısıyla Düzce’miz başta olmak üzere çevre illerimize geçmiş olsun demek istiyorum. Rabbim tekrar yaşatmasın, her günümüz bir öncekinden daha güzel olsun inşallah…

Antioksidan içeriği yüksek gıdalar tüketelim diyoruz, peki antioksidan ne diye kendimize soruyor muyuz? Nedir bu kelime, neyi ifade etmekte, ne anlamalıyız bu kelimeden gelin bu konuyu biraz açalım. Antioksidan; bilimsel olarak yağların oksidasyonunu geciktiren maddedir. Oksitlenme etkin radikallerin oluşmasına neden olur. Serbest radikaller elektronunu çiftlemek ister ve vücut hücrelerinden elektron koparır. Bu etki vücuttaki hücrelere, proteinlere ve DNA’ya zarar vermesine neden olur. Serbest radikalleri çeşitli yollardan vücudumuza alırız. Örneğin kızarmış gıdalar, alkol, sigara, havayı kirletici maddeler ve böcek ilaçları bu çeşitli yollardandır denebilir. Serbest radikaller vücutta kanser, damar tıkanıklığı, Parkinson, Alzheimer hastalığı ve pek çok hastalığa neden olabilmektedir. DNA, protein ve büyük moleküllerin hasara uğraması kalp hastalığı ve çeşitli kanserlere neden olabilmektedir. Antioksidanlar serbest radikallerin hücrelerden elektron koparmasına ve vücuda hasar vermesiyle bu tür hastalıkların oluşumuna engel olan maddelerdir. Kendi yapıları bozulmadan elektron verebilme yeteneğine sahiptirler. Bu özellikleriyle hem hücrelerin zarar görmesini ve dolayısıyla hastalıkların oluşumunu engeller hem de hücre yıkımını yavaşlatıp daha sağlıklı ve yaşlılık etkilerinin daha az olduğu bir yaşam şansını yükseltir. Vücudumuzun serbest radikallere karşı savunma olarak ürettiği antioksidanlar; katalaz, peroksidaz, glutatyon ve süperoksit dismutaz gibi enzimler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlar vücudumuzun kendi ürettiği antioksidanlardan bazılarıdır. Bunun dışında vücudumuza dışarıdan aldığımız antioksidanlarda vardır. Antioksidanlar özellikle renkli sebze ve meyvelerde bolca bulunur. Bu antioksidanlara biraz bakalım. Alfa tokoferol (E Vitamini): Özellikle buğday, mısır, darı, pirinç gibi tahıllarda bulunur. Bunun dışında Ayçiçek, mısır, pamuk, fındık yağı gibi yağlarda, ceviz, yer fıstığı, badem gibi kuru yemişlerde ve yeşil sebzelerde bulunur. E vitamini içeren gıdalar yağda kızartmadan pişirmek ve beyazlatmadan geçmemiş tahıl ürünleri (kepekli ürünler) olarak tüketmek daha fazla vücuda yararlıdır. Lipid peroksidasyonunu önleyerek vücuttaki biyolojik sistemi korur. Ayrıca oksitleyici ajanların neden olduğu kemikteki kalsiyum kaybını önler. Ayrıca göğüs kanserinin ilerleyişini ve kandaki kolesterolü düşürücü etki gösterdiği saptanmıştır. Beta-karoten: Vücutta depolanarak A vitaminine de dönüştürülen bu pigment çok güçlü bir antioksidandır. Havuç, ıspanak, brokoli gibi yeşil yapraklı sebzelerle kayısı, şeftali gibi meyvelerde bulunur. Birçok kanser türüne yakalanma riskini azaltmasıyla ünlüdür. Flavonoid: Birçok meyve ve sebzede yüksek oranda bulunur. Elma, çilek, üzüm gibi meyvelerde, çikolata ve çay belli oranda flavonoid içerir. Serbest radikal savar olmaları, enzim aktivitelerini düzenleyici, antibiyotik ve antiallerjen özellik taşımaları, ishal, ülser ve iltihabı önleyici ilaç gibi görev almalarından dolayı önem taşımaktadır. Askorbik Asit (C Vitamini): Turunçgiller, domates, yeşil yapraklı sebzeler (brokoli, ıspanak vb.) ve patates gibi sebze ve meyvelerde bulunuyor. Kalp damar hastalıkları, çeşitli kanserler ve sinirsel rahatsızlıklar gibi dejeneratif hastalıkların riskini azaltmada, serbest radikallerin DNA hasarlarını önlemede ve katarakt gelişimine yol açan oksidanları yok etmede önemli role sahiptir. Likopen: Domates, karpuz, pembe greyfurt, kuşburnu ve papatyada bulunan ve onlara rengini veren en önemli karotenoiddir. Likopenin oksidatif stresin biyogöstergeçlerini düşürme yeteneğine bağlı olarak koroner kalp hastalığı, osteoporoz, tip 2 diyabet gibi kronik hastalıkların meydana gelme riskini düşürdüğü ileri sürülmektedir. Önemli birkaç antioksidan içeriğine bakmış olduk. Bu antioksidanlar gibi birçok antioksidan var. Vücudumuzda birçok antioksidan doğal olarak üretiliyor. Fakat her zaman yeterli gelmemektedir. Bu açığı meyve, sebze, tahıl ürünleri gibi doğal besinlerle kapatabiliriz…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 30.01.2023

E-Gazete Arşivi

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız