• 29.04.2022 10:55

PANDEMİDEN sıyrılmanın eşiğinde olduğumuz şu günlerde alıştığımız bayramları kutlayacak olmanın sevinci var üzerimizde.

Şöyle geriye dönüp baktığımızda bayram kalabalığında değil, evde yalnız sokağa bile çıkamadığımız günlerde kutladığımız bayramlar geliyor aklımıza. Ailemize, eşimize, dostumuza hatta anne ve babamıza hasret kaldığımız günler oldu. Sırf onları düşündüğümüz için sağlıklarını korumak adına uzak kalmayı tercih ettik çoğumuz. Ama bizim alıştığımız bayramlar böyle değildi. Cümbür cemaat bütün sülale dede evinde toplandığımız, misler gibi ellerini öpüp, koklayıp, başımıza koyduğumuz, aile efradıyla hasret giderip sıcacık sohbetler ettiğimiz, baklavaların dolmaların lezzet yarışı yaptığı bayramlar kutlamaya alışkınız biz.

Türklerin yıkılmamasının, ayakta kalmasının başlıca sebeplerinden biridir bence aile ilişkileri. Adetlerimiz, gelenek ve göreneklerimiz, büyüklerimize karşı duyduğumuz saygı, küçüklerimize gösterdiğimiz sevgi ve hoşgörü bizi biz yapan değerlerdir aslında.

Gün geçtikçe kaybediyoruz bazı değerlerimizi. Pandemi şartlarının da katkı sağlamasıyla insanlar kendi kabuğuna çekildi. Gidiş-geliş, aile ziyaretleri yok denecek kadar azaldı. Teknolojinin de ilerlemesiyle bizi sağladığı görüntülü konuşma sayesinde çoğu adetimiz gibi bayram ritüellerimizde yok olmaya başladı.

Kimi özlüyorum eski bayramları, kimi de hayat şartlarının zorluğundan dolayı devamlı çalışmak zorunda kaldıkları için bayramları sadece tatil olarak değerlendirmek istiyorlar. Kendince haklı sebepleri olabilir fakat bizi biz yapan değerlere saygı duyarak, büyüklerimizden öğrendiklerimizi elimizden geldiğince yaşamaya çalışıp bizden sonraki gelecek nesile aktarmak boynumuzun borcu olmalı diye düşünüyorum.

Ayrıca Düzce Postası ailesi olarak çifte bayram yaşadığımız günler içerisindeyiz. Gerçekleri çarpıtmadan, değerlere ve insan haklarına aykırı hiçbir yayın yapmayan, okur yorum ve görüşlerini önemseyen, elde ettiği bilgilerin doğruluğunu teyit etmeden okuyucusuna sunmayan, kısacası gazetecilik ilkelerini sonuna kadar yaşayıp, bu ilkeleri kendine düstur edinmiş bu ailenin içinde olmaktan çok mutlu ve gururluyum. Daha nice nice 72 yıllara.

Büyüklerimizin kapılara bakıp gönül koymadığı, küçüklerin bol bol harçlık toplayıp yüzlerinin güldüğü :), Türk milleti olarak gerçek anlamda bayram tadında hayatlar yaşadığımız günler görmek ümidiyle.

RAMAZAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.