Tokaliç: Kadın-erkek eşitliği ders olarak okutulmalı

Gelecek Partisi Düzce İl Başkanı Vildan Tokaliç, Düzce Postası’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle organize ettiği Siyasi Kadınlar Buluşması’nda yaptığı konuşmada, Düzce’de uyuşturucunun özel olarak ele alınması gereken bir sorun olduğunu vurguladı.

Tokaliç: Kadın-erkek eşitliği ders olarak okutulmalı
16.03.2022 - 09:41
Özel Haber

Siyasetin cinsiyet odaklı değil, insan odaklı yapılması gereken bir platformu olduğunu belirten Tokaliç, kadın ve erkeğin farklı fıtratlarda yaratıldığını, ancak hak ve özgürlüklerde eşitlik kavramının çocuğun doğduğu andan itibaren tüm yaşantısı boyunca, gerek aile eğitiminde, gerek devletin sağladığı eğitim kurumlarında bilinçaltı olarak da, tüm davranış şekli olarak da benimsetilmesi gerektiğini vurguladı. İnsanın olduğu her yerde erkeklerin olduğu gibi kadınların da olmasının son derece doğal olduğunu dile getiren Tokaliç, “Bu bize verilmesi gereken bir hak değil, zaten olması gereken doğal bir konu. O yüzden de hakkın verilmeyeceği, kazanılacağı kavramına inandığım için kadınların da tüm platformlarda gerektiği ölçüde, liyakata dayalı olarak kendilerini temsil etmesi ve işlerinde başarı göstermesi gerektiğine inanıyorum” dedi.

Özellikle siyasette “kadın kotası” kavramının oldukça rencide edici bir kavram olduğunu ve yanlış bulduğunu ifade eden Tokaliç, “O koltuk veya makamın, liyakat, eğitim, tecrübe, yetenek, çalışkanlık ve vatanseverlik olarak kim dolduracaksa, kadın veya erkek olduğuna bakılmaksızın, o kişiye teslim edilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü kadın mı erkek mi diye bakarsak bunun zaten baştan yanlış olacağına inanıyorum. Eğer o koltuğu en düzgün şekilde kim temsil edecekse, kota sorunu hiçbir şekilde düşünülmeden, eğitim ve liyakat konusu öncelik tanınarak, o koltuğun, masanın, yetkinin ve hakkın o insana teslim edilmesi gerektiğini düşüyorum. Zaten partimin de en son vermiş olduğu güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş dekorasyonunda da kadın-erkek eşitliği konusundaki maddesini çok açıklıkla görebiliyoruz. İlkokuldan itibaren tüm eğitim düzeyinde kadın-erkek eşitliğinin ders olarak okutulması gerektiğine inanıyoruz. Biz anne-babaların da, hatta çocuğun eğitimi konusunda kendini yeterli gören ve o sorumluluğu kendi üzerinde hisseden herkesin de bu konunun çözülmesi için elini taşın altına koyması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Ülkemizde din, ahlak ve namus konusunun sadece kadınları ilgilendiren bir konuymuş gibi bir toplumsal algı yaratıldığını ifade eden Tokaliç, “Kadın için ayıp olan erkek için de ayıp, kadın için günah olan erkek için de günah, kadının namusu varsa erkeğin de namusu var. Bu konuya sadece kadın üzerinden odaklanılması ve tüm sosyal hayatın, toplumsal yaşantının bu nokta üzerinden değerlendirilip, insanların yaşam şekillerine yön verilmeye çalışılması bence dikkatle üzerine eğilmesi gereken ve en kısa sürede de çözüm bulunması gereken bir sorun. Ben bu konunun üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini düşünüyorum. Devletin adalet sisteminde de, verilen cezalarda kadın cinayetlerinde olduğu gibi hafifletici sebepler olmamalı. Cinayet cinayettir. Erkek cinayeti neyse, kadın cinayetinde de aynı şekilde ağırlıklı bir suç oluşturulduğu konusunun tüm millette kanıksatılması gerekir. Sanki kadın cinayeti dendiği zaman hafifletici bir neden aranıyor gibi. Kadının o saatte orada ne işin varmış, kadının üzerinde o kıyafet niye varmış, o yoldan o saatte niye geçiyormuş, orada başkalarının olduğunu bilmiyor mu gibi sanki bir neden teşkil ederek, öldürülmeyi veya şiddet görmeyi haklı duruma getirilmesine çalışılmasına ben şiddetle karşıyım. Çocuk doğduğundan itibaren sadece aileye bırakılmaması gerekiyor bu konudaki eğitimin. Devletin de el atarak çok ciddi boyutta, ilkokuldan itibaren başlayarak bunun ne kadar ağır bir suç olduğu tüm yetişen nesillere öğretilmeli” ifadelerini kullandı.

İnsanın yaşam enerjisini düşüren her hareketin şiddet kapsamı içerisinde yer aldığını da belirten Tokaliç, “Bu yaşıma kadar defalarca 8 Mart’ta Kadın Emekçileri Anma Günü olarak işlediğimiz bir konuyu eğer böyle devam edersek uzun yıllar daha aynı bu şekilde anarak geçireceğiz. Demek ki şimdiye kadar uygulanan sistemler veya çözüm yöntemleri etkili olmamış ki hala biz bu konulara çözüm aramak için toplanıyoruz, bildiriler yayınlıyoruz, partiler kendi programlarına bu konuyu ele alıyor. Demek ki daha farklı ve etkin çözümler bulunması ve tüm canlılara olan şiddetin toplumdan yok edilmesi gerekiyor” dedi.

Tokaliç ayrıca uyuşturucunun şehrimiz için artık özel olarak ele alınması gereken bir konu olacak boyuta geldiğini de vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Uyuşturucunun ve insanı sarhoş eden madde bağımlılığının bu kadar yoğun olduğu bir ortamda şiddetin olmaması zaten mümkün değil. Çünkü fiziksel şartların tamamı oluşturulmuş. İnsanlar bu kadar yoğun bir şekilde uyuşturucu kullanırken bilinç kaybı yaşıyorlar, yaptıklarının farkında bile değiller. Daha sonra bu cinayetler veya şiddetin sonuçlandırdığı kötü olaylardan sonra çoğu insan hatırlamıyor bile, niye yaptım ki bunu diye kendini de sorguluyor. Yani burada aslında demek şimdiye kadar ülkemizin ve milletimizin getirmeye çalıştığı çözümler etkili olmamış ki hala biz bu sorunu bu tarihte bile konuşuyoruz. Bana kalırsa çok daha farklı yönden bakmak lazım olaylara. Nasıl olduğunu bilmiyorum. Ama ben bilime inanan bir insanım. Psikologlarla mı, sosyologlarla mı, psikiyatristler ile mi, emniyetle mi görüşülecek, herkesin bir beyin fırtınası yaparak bu işe kökten bir çözüm getirmesi gerektiğini düşünüyorum.”

Tokaliç, 8 Mart Kadınlar Günü’nün şiddetle anıldığı bir gün olarak anmak değil, halaylarla, şenliklerle, şarkılarla, türkülerle kutlamak istediğini de sözlerine ekledi.


Editör: Ç. Diger

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 21.05.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız